Aşk dediğin buysa, istemem...kalsın
Her sözün sineme ok bundan sonra.
Varsın hüzün selin kapımı çalsın
Kahrına sebebim çok bundan sonra.
Benzetip çehremi güle, nergise
Ağırdı omzuma hayatın yükü
Yol sarpa sardıkça çöktüm ağladım...
Kaderin emrine hep deyip "peki"
Sızımı sazıma döktüm ağladım.
Zâlim aynalara bakmaktan cayıp
Edep rahlesinden uzaksa dizin
Sözü bala banıp aş edemezsin...
Kapanır kapısı ilâhi gizin
Şeytanı dost sanıp, başedemezsin...
Gönül bir şelâle, dil ise ark'ın
Mahzun durma bir kenarda, dile gel!
Çanakkale neymiş anlat, an kalem!
Varsın gözler yaşa dursun, aksın sel
Aldırma sen! Ağla, ağlat, yan kalem.
Dil yorulmaz Hüdâ'sına niyazdan
Sanmayın ki sözüm ele; benim derdim nefsim ile
Cürmüm ile dolu file; günahımın derdindeyim.
Tehlikeyi bile bile kapıldım bir azgın sele
Geri dönmek zor mesele; eyvâhımın derdindeyim...
Gençliğime ettim güman, derde düçâr oldu gönlüm
Hiç acıma câna cefâ hâlime
Yüreğimde neyin varsa al, durma!
Rahmet okut en vicdansız zâlime
Bedel ödet...Sitemler et...Lâl durma!
Az mı dedim "gönül hassas, horlama!
Bahçe-i lehçenin gülü, nergisi
Kelâm-ı lügatın hasıdır selâm
Dostluğun, barışın, sevginin sesi
Söyleyen dillerin süsüdür selâm
Kıymet bilen için bal dolu kâse
İtiraf ediyorum; fikir yük serde us'a
Artık aklım ermiyor bu çirkef çağa benim
Yine de "insaf" derim; mahkûm etmeyin sus'a
Kırgınım, sitemim var En yüce dağa benim.
Yarın bugünden beter,"âh"la dolsa da lehçem
Sözüm söz, emîn olun; bu son kahır-dilekçem;
Sohbete meze olmuş aynalara zül hâlin
Eklemler havlu atmış tutmuyor artık ayar...
Toprağın sinesine yakındır irtihalin
Gün akşam, güneş batmış; yol karanlık ihtiyar!
Geçilmezken daha dün kıskandıran cakandan
Gör ki şimdi ne haldeyim senden ayrı düşeli
Gönül yurdum yangın yeri, sönmek bilmez har bende.
Düşlerim kasvet karası, umudum endişeli
Kalmadı gözümün feri; dilde âh-u zâr bende.
Sor ki gönül defterimden kaç kez sildim adını




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!