Saatler kurmuştum Nevbahar için
Cemreler ardından uyanacaktım...
Deyip "vakti gelmiş" özlenen göçün
İçip iksirinden yokluğun, hiçin
Sorup adresini hadsiz sevincin
Vuslat kapısına dayanacaktım...
Kırgın olsan da bana, her derdin bir çaresi;
"Var" diyerek gelirdim; kapın açık olsaydı...
"Gözlerimden akan kan, yağan dolu tanesi,
Kar" diyerek gelirdim, kapın açık olsaydı.
Aşkın öyle büyük ki, gam öyle bir yük ki hem
Ipıssız dağlarda gözlerden ırak
Beyazlar içinde bir gelin iner
Bir içim su gibi billur ve berrak
Zirveler şenlenir, karanlık diner
Şuâlar uzanır öper aşk ile
Kim demiş zayıftır, âcizdir beşer?
Günâhı hiç yoktan var eder insan!
Bilir ki bu demde cürme tövbe şer!
Hakk’a isyân ile kâr eder insan!
Mutmâin kalb ile sonsuz gücünden
İtinayla büyüttük, kanser oldu ur'umuz
Hoşgörünün bedeli cinnet mi, cinâyet mi?
Kırk yerden yara almış yamalı huzurumuz
Akan, gözlerin seli; beklenen hep âfet mi?
Henüz vakit var iken, olmadan herşey hebâ
Öyle anlar olur ki insan esirdir hüzne
Ne kalpte gam eksiktir, ne de gözde bir an nem...
Meşveret meclisinde tâbi olsa da izne
Ağlamak ayıp değil, sebep sen isen ANNEM...
***
Her birine öz koyulmuş; gül bekler ki arı gelsin
"Sır" demiştim, tez duyulmuş; dil bekler ki kârı gelsin!
"Aş" dediğin tuzsuz olmaz, yanan soba issiz olmaz
Kara sevda hissiz olmaz; kalbi olan beri gelsin.
Varsın yansın yürek, kavrulsun közde
"Hâr" olmasa ne yazardı kalemler?
Hüzüne yaş gerek, gönülde...gözde
"Zâr" olmasa ne yazardı kalemler?
Gâh ceylan bakışlı, gâh çeşm-i siyah
Hüzün demi artınca sitem geldi gaipten
Dedi; "Yeter be şair! " al umudu şu ipten!
Baktım henüz geç değil; kasvet ipi takıyor
Umut bir kalemime, bir de bana bakıyor.
Cân evimden vurgun yedim, kan damlıyor yaradan
Kara bahtım hasmın çeri; vay halime vay benim...
Nice eyvah, keşke dedim, şahidimdir Yaradan
Çekin sırtımdan hançeri; âleme rüsvay benim.
Hangi dalı tuttu isem ya kırıktı, ya çürük




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!