Öfke kazanına malzeme gerek
Artmalı arz talep; budur tüm olay.
Fitne tohumunu özen ile ek
Üç hamal beş merkep...gerisi kolay.
Acele etmeli çok geç olmadan
Madem ki bitti bu sevda
Arzuna uyar giderim...
Zor olsa ne ki elvedâ
Ahdime kıyar giderim.
Taşınca sabrımın kabı
Öyle anlar olur ki insan esirdir hüzne
Ne kalpte gam eksiktir, ne de gözde bir an nem...
Meşveret meclisinde tâbi olsa da izne
Ağlamak ayıp değil, sebep sen isen ANNEM...
***
Her birine öz koyulmuş; gül bekler ki arı gelsin
"Sır" demiştim, tez duyulmuş; dil bekler ki kârı gelsin!
"Aş" dediğin tuzsuz olmaz, yanan soba issiz olmaz
Kara sevda hissiz olmaz; kalbi olan beri gelsin.
İtinayla büyüttük, kanser oldu ur'umuz
Hoşgörünün bedeli cinnet mi, cinâyet mi?
Kırk yerden yara almış yamalı huzurumuz
Akan, gözlerin seli; beklenen hep âfet mi?
Henüz vakit var iken, olmadan herşey hebâ
Cân evimden vurgun yedim, kan damlıyor yaradan
Kara bahtım hasmın çeri; vay halime vay benim...
Nice eyvah, keşke dedim, şahidimdir Yaradan
Çekin sırtımdan hançeri; âleme rüsvay benim.
Hangi dalı tuttu isem ya kırıktı, ya çürük
Gâye Rabbin rızâsı, Şefaat-i Resûl'se
Örnek, hem de önder tek; "Adı Güzel Muhammet (SAV)!"
Sebep, "kalp arızâsı", yol göstermek "usül"se
Fazla söze ne gerek; edeptir istikamet!
***
Kim bilir, aşkımızı kaç kez kâğıda döktüm
Tarihler destan görsün, hergün okunsun diye.
Kaleme diz çöktürdüm, ben de önünde çöktüm
Yazdığım hece hece kalbe dokunsun diye.
Bir aşk ki aşktan öte; tertemiz, lekesizdi
Ölüm meleğini hafife alma!
Sanma yolu hergün falana düşer
Takvim yaprakları pek çoktur amma
Gün be gün dökülür, talana düşer
Her kim ki irşâdı iblisten umar
Dünyaya teşrif için Hakk'tan gelince izin
Açıldı perdeleri sırlı âlemin, gizin...
Etrafım insan dolu henüz "acemi er"dim
Gözyaşları içinde ilk tekmilimi verdim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!