İnsan bu âlemin şerefi süsü
Her can bir inciye mercana benzer
Bedene girince kibir virüsü
Kalpler irin dolu fincana benzer
Kadınsız bir dünya çorak diyara,
Sebeb-i zillet iken Hakk buyruğu Kitapta
Soykırım karşısında -yazık ki- lal duran çok
Çıkarlar konuştukça yapılan her hesapta
Melamet çarşısında mazluma aldıran yok
Pek nazlıdır; yok sebepten
Küser birgün üzülürsün
Yardımını bazen hepten
Keser birgün üzülürsün
Rengi döner kara olur
Ne bir telaş, ne dünyevî hırstan iz
Ne tövbesiz bir ânım var çok şükür
Hakk dedikçe aşkla yanan bir geniz
Hayy olana imânım var çok şükür
Haz alsa da yüreğinden dışlayan
Kibri tarif için derse ne gerek
İşte Netenyahu, Tramp'ta surat
Biri kuduz çakal biri engerek
Bunlar yaşadıkça tüm yollar Sırat
Davetken zillite her vebalimiz
Mertliğin bedene bürünmüş hâli
Erzurum'a şeref ve şandır Mehmet
Hakikî dadaştır; bilir ahâli
Muhabbet aşkıyla coşandır Mehmet
Elif'i Nur'ludur, Nisâ'sı Nur'lu
Düşündün mü, neden hâlin perişan
Söz dilinden, saz telinden muzdarip?
Dün sen iken zaman ile yarışan
Yelkovana esir düştün, ne garip!
Hatırla bir kimdi ceddin kim atan
"Şairim ben" dese de her üç kişiden beşi
Şiir bir aşk ateşi; yürek yakan yeli var
Edebî güzergâhta sayısız kalem leşi
Tarihî Bilirkişi, gömülecek ölü var.
Elimde kara kalem yakalayıp o ânı
Gel gardaşım geçmişi yâd edelim
Hâle bakıp biraz feryat edelim
Yangın varken nasıl rahat edelim?
Nefsimize köle miydik he gardaş
Biz önceden böyle miydik de gardaş
Gam düşünce sînedeki saraya
Eyvah, keşke kâr etmiyor yaraya...
Değil mi ki pembe düşü karaya
Katan ecel kimseye baş eğmiyor
*Emin olun kalp kırmaya değmiyor*




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!