Bir özür borcum var ey mukadderat
Hayâsız hecemden utandım kendim
Gafletin ağına düşmezdim, fakat
Sızımın sözüne kandım efendim
Amansız acıyla dolunca geniz
Sabret demek kolay emme velakin
Canlar boşa sıkılmıyor be Usta
Yük oldukça yüreklere onca kin
Hayat yolu çıkılmıyor be Usta
Dost bildiğim talihlerin en körü
Yok mu Yâ Râbb nevbahardan hiç umut
Kış ayından çok usandım, yaz hani?
Nârı nûr et, bir ışık yak az avut
İkramından hüzne kandım; haz hani?
Dert musîbet, ömrü külfet âcize
Bir anne edasıyla yaklaşır ins'e ilham
Bilir ki uyku haram, göğsünden her kim emse
Ahengin sedasıyla haz verir arttıkça gam
Mis kokar buram buram; el erbab-ı kalemse!
Sadıksa maşukuna ilham denen o ece
Gün doğdu kalemlere onur katan heceye
Emsalsiz bir geceye erdik elhamdülillah
Dar edip kâğıtları lanetli o cüceye
Gönlümüzü Yüce'ye verdik elhamdülillah
Dikkatleri çekerek mahşerin Sırat'ına
Cahildik, hamdolsun elif öğrendik
Puslu Kin Dağını aşmayı bildik
Maksat hasıl oldu ye'se direndik
Düşsek de kalkarak koşmayı bildik
Yûnus'tan aldık biz hayat dersini
Sevgi saygı lime lime, çığ düştü her hayalime
Kırılalı yıllar oldu kestiğin o bastığın dal
Ne söylesem çok dilime, kalem dahi yük elime
Arta kalan dört kelime; güle güle ve hoşça kal
İslam tarihinde sayısız ibret;
Ala ala(!) gidiyoruz cennete(!)
Rezillikte onur, çukurda izzet
Bula bula gidiyoruz cennete(!)
Bir davaya nefer iken bu handa
Zulme karşı çelik setten duvardık
Umutların tükendiği zor anda
Pes etmeyi acziyetten sayardık
Nefsimize layık görüp tasmayı
Ses gelmiyor kalemimin ucundan
Hakikatli bir yâr idi eskiden
Hislerimi doldurduğum avcundan
Bercesteler kayar idi eskiden
İcabete layık iken her niyaz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!