Baş koyduk yürekten ilâhî ize
Yanmadan o gize erilmez imiş
Oku'duk, öğrendik; ölü denize
Olta atılmaz ağ gerilmez imiş
Göz gönül çeşmesi kirpikler vana
Vahdet denen o yârdan ne bir ses ne de bir iz
Sıcacık gönül köşküm vîrane bir yer bugün
Ben umuda kırgınım, umudum benden aciz
Düş kurmak büyük ayıp, kıran muteber bugün
Benliğin sarayında ozan olunca herkes
Gönlümden geçeni dile iletsem
Sevdamı haykırır bıkmadan sana...
Ömrüne zimmetli tek emanetsem
"Sevgilim, birtanem, gülüm" de bana...
Varsın eksik olsun hecene ece
Sevgisi yüreğimde coşkun akan bir ırmak
Şefkatini tarife diller naçar, tanım az
Dilime sürûr iken anne diye haykırmak
Beyhûde bir gayrettir bir tek güne sığdırmak
Söz konusu anneyse sevgi sınır tanımaz
Gülümseyen suratını
Asar birgün üzülürsün
Ayan eder fıtratını
Küser birgün üzülürsün
İyi tanı adamını
İlim billur bir pınar, her katresi bir ayet
Bir tek yudumu için saçlarıma ak verdim
Haddim değildir, lakin; hakkım olsaydı şayet
Hasleti soranlara; 'islâmî ahlak' derdim
Fırsatını bulunca nokta koymazdım söze
Beşer denen hamdır özde; insan olur piştiğinde
Ar, âdabı şiar bilir, nefsi ezer, turâb eder
Hakiki dost aya benzer; güneş esir düştüğünde
Yıldızları toplar gelir, geceleri mehtâb eder.
Maksûdu Hakk, Mutlak olan, ukbâ bilir öz vatanı
⚘Aklı olan, üç günlük bu âlemden
Îmân ile alnı açık ak çıkar
İkram bilir ikrah etmez elemden
İmtihandan yüzü pîr ü pak çıkar
Kimi hazla kimi nazla, zoraki
Son nefeste eğilmeyen baş mı var
O Müntakîm, Rahmân, Rahîm, O Bâkî
O vermese bir lokmalık aş mı var
Gelen naçar gezer bîzâr biçare
Say ki usta ressamsın, yerküreyse bir tuval
Fırçanı zincirinden çözmeyi murâd ettin
Muazzam bir tabiat... belki bir saray, kral...
Envai çeşit obje çizmeyi murâd ettin
İster bi' dağ çizersin, göl olur panaroma




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!