Erbabı; ahdinden, dinden cayınca
Âlimin tâcını cühela almış
Çağların çarkında kurt kocayınca
Meydanlar sansara, çakala kalmış
Şahittir sözüme sert esen ayaz
Mazide kaybedilen güzide özümüzün
Özlemiyle tutuşan avare bir kuldum ben
Solan, silinen, kayıp 'şerefli' izimizin
Tamamını doğada, hayvanlarda buldum ben!
Sürprizlerle dolu bu efsunlu kâinatta
Kör etmiş dimağı gafletin kumu
Lain'e sımsıcak bir kucak olduk
Gönül toprağına öfke tohumu
Ekenler elinde oyuncak olduk
Fasl-ı nevbahar'a gelse de sıra
Atisi karanlık bu koca küre
Toz pembe düşlere üs’tü bir zaman
Kul Hakk’a yakındı dil tefekküre
Ucundan süzülen süstü bir zaman
Mazluma sığınak naçara daldık
Kaldık ey müslüman; sınıfta kaldık
VAN...MARDiN...ELAZIĞ...BiTLiS...HAKKARi...CiZRE...
***
Kader kara yazmışsa anlamsız kalır sebep
Bir Arslanın peşine çelimsiz enik düşer...
Kalemim edep bilir; "Yunus’ca" yazar da hep
Dallarını kırdığın bu görkemli çınarın
Gün gelip gölgesini özlemle anacaksın...
Dem aldıkça efkârın, hüzün olacak kârın
Nasıl yaktıysan beni, öyle de yanacaksın.
Kaybolsam da ardında aşkın dehlizlerinde
Demeyin ki hiç fark yok; Vatana ihânete;
Eskiden soysuz arar, pek zorlanırdı lâin...
Oysa şimdi talip çok bedduaya, lânete
Huzur gönlüme fîrar; dört yanım alçak, hâin.
Tam şafak söktü derken hazân esti...zamansız
Bir garip yolcusuyuz varlığın gayesinin
Takılmayız peşine nefis pespâyesinin
Artık ardı göründü ömür sermayesinin...
Zaman sona zimmetli, O’na doğru akıyor
Güneş batmaya yakın göz toprağa bakıyor.
Tebessüm et diyorlar; kara kalem ucunu
Umman-ı aşka banıp gönüle akmalıymış
Umut icin gelenin doldururken avcunu
Gözlerinin içine gülerek bakmalıymış.
Gecenin gözyaşları damlasa da eline
Ayrılık kaderse sitem nafile
Gözünden yaşları sil Canım Anam.
Zannetme unuttum, rüyamda bile
Her an aklımdasın bil Canım Anam.
Hüzüne esirse şayet sevincin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!