Deme ki dertliyim, tekim
Dertsiz insan yok nitekim
Musallaya baksa her kim
Can kuşuna köşk aramaz
Talihini dönderseler
Bal, börek, baklava, ya da pırasa
En leziz nimetle dolsa ne masa
Lokmaları tatsız... yine tuzsuzdur
Çocuklar mutsuzdur; anne olmasa!
Maskeli geziyor nesl-i yarasa
Zıpkın gibi ve zindeyken altmışında erleri
Ne Alsancak iner burçtan, ne yıkılır bu kal'a
Nam bilse de ihaneti vatanımın körleri
Erbil ava çıktığında kaçmak kalır çakala 🤗
Haber sal ey Kaz Dağları bağrında kurta, kuşa!
Anılara özlem taşır her bir ah
Hecelerin bam teline gam düşer
Zârı âyan, sırrı ifşâ ar olur.
Dert büyükse, kalbe yükse can sızın
Çağlar gönül, ağlar kalem ansızın.
Kum saati ne dur bilir ne durak
Akar iken feda bekler faniden
Can keyfine sinden ırak bir konak
Bakar iken biter ömür aniden
Zor sınava layık görmüş kulu Hakk
Gayretten ötesi nasibin işi
Hayallerim haddi aşmış... anladım
Huzurla yaşarken şükreden kişi
Onca terim boş telaşmış... anladım
Mal, makam aşkıyla yorulana dek
Dokunma vefasız, değme yarama
Azabından hissem kalbimi yorsun
Dilimde imasız çok söz var ama
Yazık ki ne desem anlamıyorsun
Gözüne haram et, gönlüne ırak
Kavramasan ne çıkar hayatın gayesini
Kum saati su gibi... aktığında anlarsın
Haddini aşanların hazin hikâyesini
Toprağın sinesine baktığında anlarsın
Bakmasını bilene görmeye bir güz yeter
"Hata etmek kula mahsus" sözü gerçek olsa da
Candan öte bir can vardır; o’na aslâ "öfff" denmez!
Amel kabı ağzına dek sevap ile dolsa da
Mîzan günü "az miktar"dır; anne hakkı ödenmez!
Görünse de gözümüze çözümü zor, devâsâ
Gafletin koynunda yatan yâr uyan
Kalbinden attığın beni ararsın
Yalnız kaldığında solup soğuyan
Tenine bu sıcak teni ararsın
Akarken seneler bir su misali




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!