Dünyaya geldiğim gün "merhaba" dedim kışa
Yanılıp adres sordum, sürdü beni yokuşa
Bir serâbın ardından yol aldım koşa koşa...
Güneşten iz ararken umudun giz´lerinde
Kaybettim gençliğimi çile dehlizlerinde.
Mutluluk dilendim günde beş vakit
Acısı tarifsiz boş ellerimin.
Cürmüme sayıldı verdiğim nakit
Çığ düştü üstüne hayallerimin.
Tebessüm taksitle gözyaşı peşin
Kudurdu mu beşer ne? Sıyrılmış suretinden
İblise köle olmuş, emrine er arıyor...
Av bulmuş yamyam gibi taze insan etinden
Kor salmış yüreklere, bir de neşter arıyor.
Ana, çocuğa gebe, Fatih beklerken beşik
Dost iseniz kulak verin çağrıma
Yok mu sizde hiç zerresi hatırın?
Çâre bulun onmaz gönül ağrıma
Beni yine beşiğime yatırın.
Ninni olsun nâz edince ederi
Tam gün güneşe gebe, şafak sökecek derken
Onlarca cana kıyıp yürekleri yakan var.
Umut Güneydoğuda nihâyet gülümserken
İnsanlığından cayıp, kandan iz bırakan var.
Her ne kadar olsak da bu oyuna âşinâ
Bakmayın gözlerimin mahzûn bakan hâline
Damarlarımda hâlâ delice akan kan var.
Nerede hâin görsem, rast gelsem bir zâlime
Patlamaya kurulu, içimde bir volkan var.
Sunsa da nefsim her gün kazanlar dolusu kin
Bir ânım geçmiyor sensiz birtanem
Zifir gecelere, düşe sor beni
Alevler içinde, yanıyor sînem
Gözümden süzülen yaşa sor beni.
Mehtap da perdeyi kapadı bir bir
Kederle dolu file, inkâr etsem nafile
Ömrü azdı sevincin, gönlüm acıyı tattı.
"Eyvah" düşeli dile, çekilmez oldu çile
Mutluluk bahtım için üç günlük saltanattı.
Saltanattı yıkılan, tahtımdı yerle yeksan
Alçaksın! Kan kokuyor şer karası ellerin
Zirvedir tüm çukurlar seninle kıyaslasam
Sahibinin tuttuğu yularından tanırım.
Alçaksın! "Vatan" derken sen gibi emsallerin
Bir an kardeşim sanıp şu sırtımı yaslasam
Hançerini hisseder, "şiâr!"ından tanırım.
Beşerin vazifesi Yaradana itaat
...ve sayısız nimete tekrar tekrar teşekkür.
Ölümü unutana hatırlatır her saat;
Toprağa ten gerekir, dile ise tefekkür




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!