Ey sefil benliğim nefse yâr âmâ
Görmeyi başar ki us ibret alsın
Gülzâr-ı gönülde diken var ama
Dermeyi başar ki hoş sadân kalsın
Akıl başta iken mel'una taat
Sevgisiz kalplerde dem yapmış elem
Dün gülen gözlerden kan akar bugün
Âsâr-ı nefise sunsa da kalem
Şiire, sanata kim bakar bugün
Kalpte kök salınca zerki benlik ur
El ayak çekilince, her gece sessiz sessiz
Gönüllerde bir otağ, dertli baş arar hüzün.
Güz güneşine benzer; tebessümden yoktur iz
Solmuş, sararmış çehre; çatık kaş arar hüzün.
Elde mendil, dilde âh, gözde yaş arar hüzün.
El ayak çekilince, her gece sessiz sessiz
Gönüllerde bir otağ, dertli baş arar hüzün.
Güz güneşine benzer; tebessümü edip giz
Solmuş, sararmış çehre, çatık kaş arar hüzün.
Elde mendil, dilde âh, gözde yaş arar hüzün.
Ardımda yitik düşler, dilimde dinmeyen âh
Kış adımı andıkça, kar kapımı tıklıyor
Bahtımda çatık kaşlar; akrepler hayli küstah
Yelkovan hızlandıkça ömrümü tırtıklıyor
Serimdeki o bir çift fersiz zâra müptela
Gönül ufkunda güneş batarken yavaş yavaş
Ne hecesi bir 'tek taş', ne ucu artık nakkaş
İlhama rica, minnet beyhude, boşa uğraş
Sayfa size emanet; bazen tozunu alın
Bizden artık bu kadar; elveda... hoşça kalın
Dayanılmaz oldu kahrı kalemin
"Yetmedi mi, şu orucu boz! " diyor...
Nişangâhı etme cümle âlemin
İncinsem de, gönül kırmam, söz diyor.
Zamanıyken hece hece esmenin
Dağın zirvesine düz yol arama
Yorgun ayaklara destur verilmez.
Gönül imar etmek çok zordur ama
Meşakkat çekmeden sırra erilmez!
Zannetme uzakta; huzur avcunda
Mevsim hazan ertesi; dünden daha zor bu dem
Çökmekte ruy-i zemin, pus ardında limanlar
Vahşetin son kertesi; çıldırmış ben-î âdem
Doğranan yine mü’min, yine saf müslümanlar
Irakken dimağıma Yeni Zelanda adı
Bakmayın taltif-i Hakk "şerefli" payemize
Ne layık olabildik, ne de verene sadık
Ta Adem'den bu deme uzun hikâyemize
Kahredici kıssalar katmayı kanıksadık
Hâlimiz lastik gibi; ne yana çekersen çek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!