Bir eşikten geçersin azizim,
Sessiz, sedasız,
Ardında kalanlar soluklaşır,
Tanıdık birer hayalet gibi.
Öfke bile lüks gelir artık, tükenmiştir çünkü,
Kapıları birer birer, ağır bir 'yorgunlukla' kilitlersin.
Ne bir kin kalmıştır geride, ne de bir hırçınlık,
Avucunda kalan, buz gibi bir boşluk ve o boşluğun yankısı.
Anlarsın ki en büyük yükün, hayatın kendisi değil,
Sığ insanların, sığ bağlılıklarının ruhuna vurduğu prangalarmış.
Bu yüzden artık herkesle aynı masaya oturamazsın,
Her söze, her yalancı gülümsemeye bir cevap veremezsin.
Her kapıyı kapatmışsındır, içeriden sürgülemişsindir,
Bir daha hiç kimse o karanlık dehlizlere giremesin diye.
Küsen,
Nefret eden,
Alınan,
Sürekli bir ilgi bekleyen o tavırlar, o insanlar,
Taşıyamazsın onları artık, takatin kalmamıştır.
Ruhun artık bir enkaz gibidir,
Zar zor ayakta durursun azizim,
Ama bilirsin ki,
O sevgi artık hayalden öte,
Ve sen, kendi mateminin sessizliğinde,
Bu buruk hakikatle baş başa kalırsın: Yalnızlık senin,
En sadık,
En yormayan dostundur artık.
Kayıt Tarihi : 19.07.2026 20:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!