1992 – 1993 öğretim yılı,
22 Ekim Cuma günü,
Bin ev, dört yüz dükkân,
Kül oluyor Lice’de…
Okulum harap, öğrencilerim göçmen…
Kulaklarımda top sesi,
Barut kokuyor elbisem.
Açsam kapatsam da gözlerimi,
Savaş manzarası bir görünüm,
Oturmuş göz bebeklerime…
Panzerler, tanklar,
Gördüm cami avlusunda,
Küçük kanlı bedenini…
Kanlar vardı havlusunda,
Söyle bana nedenini…
Hüseyin’im okur beşte,
Diyarbakır zalim elde fitilin,
Hesabını soran olur unutma…
Kan bürümüş hain gözü katilin,
Hesabını soran olur unutma…
Fidan gibi boyu vardı Nevzat’ın,
Sardı dört bir yanı yanık kokusu,
Çoluğun çocuğun kaçtı uykusu,
Yüreklere girdi ölüm korkusu,
Alevler içinde yanıyor Lice…
Kırık yaşlı kadın kolun kanadın
Ergenlik çağında Behçet,
Mercan gözlerinde ışık,
Umut ekiyor yarına,
Yelken açmış bu yaşında,
Yüreği yiğitlik rüzgârına…
Top sesleri gümbür gümbür,
Böyle geçti beş yıl ömür,
Her yan batak her yan çamur,
Ak ak oldu saçım Lice…
Ne gündüzün güne benzer,
Yol göründü öğretmene,
Gidiyorum yüküm kuşku…
Can öğüten değirmene,
Gidiyorum yüküm kuşku…
Bilmecesin bana Lice,
Dağlandı yüreğim,
Madımak oldu…
Süründük bir ömür,
Dört bir yanda,
Adı yaşamak oldu…
Bir garibim koca şehrin döşünde,
Yutar oldu bırakmadı tadımı…
Can dediğim görmez olmuş düşünde,
Umut soldu ben unuttum adımı…
Bir yanımda yalnızlığım bir yan dert,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!