Dağlandı yüreğim,
Madımak oldu…
Süründük bir ömür,
Dört bir yanda,
Adı yaşamak oldu…
Top sesleri gümbür gümbür,
Böyle geçti beş yıl ömür,
Her yan batak her yan çamur,
Ak ak oldu saçım Lice…
Ne gündüzün güne benzer,
Yol göründü öğretmene,
Gidiyorum yüküm kuşku…
Can öğüten değirmene,
Gidiyorum yüküm kuşku…
Bilmecesin bana Lice,
Beyninin hücreleri,
İlmik ilmik,
Üretiyor yüreğinde ihaneti…
Döşemişsin kendi ellerinle,
Sonu belli akıbeti…
Bu toprağın çocukları,
Zalimlerin oyuncakları,
Puslu havalar,
Uğursuz yeller,
Soldurur tomurcukları…
Yanıyor yüreğim al kor közlerde,
Söndür bu ateşi gel nefesim ol…
Kanıyor meleğim aşk bu gözlerde,
Seviyorum gülüm tek adresim ol…
Akreple yelkovan adın sayıklar,
Al eline vur Kemal vur kılıcı,
Koltuk senin kürsü senin söz senin…
Yar ikiye yere düşmüş alıcı,
Yumruk senin buyruk senin göz senin…
Al tak saldır ak maskeli rakibe,
Her taraf bembeyaz,
Bir tek bahtım kara,
Loş meyhaneler,
Durağım oldu,
Doğarken girmişim,
Ben bu mezara,
“Emek Hırsızlarına”
Git!
Git!
Başımızdan uyuz…
Bulaştırma temiz paçamıza,
Örülmüş dikenli tellerin arasından,
Uzatıyorum ellerimi sana,
Al gülüm avuçlarının arasına,
Isıt buz tutmuş bedenimi bir tanem…
Sürgülü demir kapı mazgalından,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!