Açlığı bilir misin?
Bilir misin açlığı sülük?
Bir tek ekmeğe muhtaçlığı…
Otuz gün oruç çocuk oyuncağı,
Üç yüz altmış beş gün altı saat,
Orucu bilir misin?
Bu ayrılık hüzün oldu can yaktı,
Çerkez kızı Merve gider Maraş’a…
Gözlerinde boncuk boncuk yaş aktı,
Boynu bükük attı kader Maraş’a…
Amca dedi hüngür hüngür ağladı,
Canım çilekeş annem,
Diyarbakır zindanı kapısında,
Sen dualar okurken,
Ben koğuşta sabır dokurken,
Beni ihbar eden zat,
Annesine arıyordu mezat,
Üç ay oldu dosyam durur masanda,
Çözümü zor denklem midir bu hesap…
Yirmi altı yıllık emek kasanda,
Sabır bitti gergin yayda ok asap…
Gamsız görev ne kibirli yasadır,
Çınar ağacı,
Çınar ağacı,
Yaz bahar aylarında,
Sensin başımın tacı…
Dönüyor Dünya,
Başı dik alnı açık,
Sevdayla yoğrulmuş candı,
Onurlu bir fidandı…
Ben taşralı garip çocuk,
Mamak'ta noktalanmıştı yolculuk...
O sabah çıldırmıştı hukuk,
Mutluluğun gönlün baharı yazı,
Yırt kara sayfayı aç bembeyazı,
Gönlümün sultanı dilin niyazı,
Gül açsın yüzünde gül ömür boyu...
Tüm dertlerini at geride kalsın,
Akıyorsa kin nefret,
İnsan artıklarının boğazından,
Kıvranır sinir uçların,
Pensenin dişli ağzında,
Sabır çekersin ya sabır,
Beş kere on kere,
FİDAN
Afiş olur ton ton ağaç,
Kele döndü dağ - taş, yamaç,
Her yer bak çöl her yer kıraç,
Tek bir fidan dikmez aday…
YÂR
Yâr uçurdu yardan beni yaram var,
Ben kar oldum hep kâr etti karam yâr,
Çattı üç dar dara düştüm naram zar,
Köz düşürdü alev sardı yandım ben…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!