Diyarbakır zalim elde fitilin,
Hesabını soran olur unutma…
Kan bürümüş hain gözü katilin,
Hesabını soran olur unutma…
Fidan gibi boyu vardı Nevzat’ın,
Sardı dört bir yanı yanık kokusu,
Çoluğun çocuğun kaçtı uykusu,
Yüreklere girdi ölüm korkusu,
Alevler içinde yanıyor Lice…
Kırık yaşlı kadın kolun kanadın
Top sesleri gümbür gümbür,
Böyle geçti beş yıl ömür,
Her yan batak her yan çamur,
Ak ak oldu saçım Lice…
Ne gündüzün güne benzer,
Yol göründü öğretmene,
Gidiyorum yüküm kuşku…
Can öğüten değirmene,
Gidiyorum yüküm kuşku…
Bilmecesin bana Lice,
Elem yüklü benim kervan,
Hüzün gelmiş konmuş cana...
Zindan oldu bana devran,
Ne diyeyim ömür sana…
Kadehimde hep gözyaşım,
Çarptı bahar kokusu böcekler,
Umutlarımın filizlerine mertçe,
Konuk etti arıları çiçekler,
Bal sundular cömertçe…
Toprak gülümsedi aleni,
Viran oldu bahçe bağım,
Baykuş öttü boş netekim…
Hüzün doldu ovam dağım,
Baykuş öttü boş netekim…
Canlar yandı cayır cayır,
Nemrut Dağı yine başın dumanlı,
Benim gibi maziye mi dalmışsın?
Senin tarih kanlı kirli fermanlı,
Dertlerinle baş başa mı kalmışsın?
Anıtların iki bin yıl yaşında,
Döner Dünya başın döner,
Gözler çeşme yaşlar iner…
Şu mutluluk bir deli at,
Herkes ister azı biner…
Bir güz günü sabah kestin yolumu,
O gün – bu gün gelemedim ben bana…
Kırdın gülüm kanadımı kolumu,
Güzel günler göremedim yan yana…
Aşkımıza şiir, türkü yakarım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!