Kalem senin alın yazın yazılmış,
Gör gerçeği boş ver tehdit zinciri…
Doğan cana zaten mezar kazılmış,
Dünya fani yaz yazıyı şiiri…
Tefeciler bu sistemin mahsulü,
Koca Dünya sanki onun eseri,
Burnu dönmüş aya giden rokete…
Bir tek çivi çakmamış ki keseri,
Ağzı büyük eller dönmüş rakete…
Villası var uşağı var atı var,
Beyin yapmaz işlevini,
Yürek görmez ödevini,
Kimse bilmez görevini,
Duyarsızlık marifet mi?
Duyarsız Ankara,
Yine düşürdün dara…
Hele şu işe bak,
Yetmiş günde,
Gelmiyor evrak…
Her bayramda artar gönül efkârın,
El öpecek annen baban kaldı mı?
Yar yolunu gözlemektir tek kârın,
“Geleceğim” diye haber saldı mı?
Her bayramda gönül çeker elemi,
Edebiyat bilgi görgü bahçesi,
Adam gibi edebini takın gel…
Sevgi olsun gönlün dili lehçesi,
Satır mısra usulüne yakın gel…
Terbiye et önce kendi özünü,
Ne ağadır ne de paşa,
Her lokması alın teri…
Ne satılık ne bir maşa,
Halk safında belli yeri…
Hakkı tartar kantar mizan,
Burnun on kat arşta dilin tıraşta,
Gözlerin kararmış etme be usta…
Aklın gitmiş başta canın telaşta,
Hırs cana zararmış etme be usta…
Dün can dostlarındı ettin paralel,
Kan kokusu dertle karmış havayı,
O bir bebek nasıl kıydın ey cellât…
Can korkusu gelmiş sarmış ovayı,
Bu ne kindir bu ne nefret gel anlat…
Öbek öbek kanı yerde annenin,
Dilimde sakızdır tatlı isminiz,
Zincir kalın halka özlem dağ gibi…
Elimde renk attı soldu resminiz,
Beden düşe kalka erir yağ gibi…
Taş duvarlar düştü benim hisseye,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!