Rüşvet yemiş cüzdan şişkin,
Mala mülke yaman düşkün,
İşin bilir çok da pişkin,
Cahil köyün uyanığı…
Ne uzak dur ne de yanaş,
Burası efkâr hanedir,
Dertler gemlenir tezgâhta,
Umut demlenir dergâhta…
Gözlerimde mazi tatlı eda
Yüreğimde tutuşur sevda,
Dost düşman cahil hançeri,
Hey bulut!
Ak ak bulut!
Yavaş yavaş değişiyor rengin,
Yâr mı değil senin dengin?
İhanet senden mi nazlı yâre?
Bir kır çiçeğidir bizim sevdamız,
Açar doruklarda bir güneş gibi…
Güzellik dokuyor dostluk edamız,
Sarsın insanları bir kardeş gibi…
Her gün can veririz taşa toprağa,
Gün çalarlar günler her gün ömürden,
Bir limanda demir at da dur gönül…
Rengin almış senin bahtın kömürden,
Yazan kimdir kara yazın sor gönül…
Bir güzel bul ol sevdanın çırağı,
Sen geldin de ben mi halı sermedim,
Yollarına yüreğimin sümbülü…
Demet demet al gülleri dermedim,
Garip gönül kafesinin bülbülü…
Gönül gözüm sana doğru asılmış,
Sen gönlümün bahar yeli ak gülü,
Kapımı çal gel bu bayram sabahı…
Hasret yaktı göğe çıktı bak külü,
Çağrımı al öksüz koyma dergâhı…
Ayrılık dert hüzün derdin neması,
“Öğrencilerime Sevgilerimle”
Sürücü amca! Sürücü abla!
Bu ne acele bu ne hız!
Göstergede yüz elli iki yüz…
Aracın uçak sen pilot musun?
Beter gelir gelen sene,
Can tükenir ömür heder…
Lokma küçük çoktur kene,
Bu yoksulluk değil kader…
Çocuk yaşta çalar siren,
Var yanık gönlüm var,
Bul kendine başka diyar,
Lime lime olmuş ciğerin,
Git dost elinde yaran sar…
Buharlaşmış vicdan ar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!