Yüreğinde fırtınalar esersin,
Bir kör nokta çok gereksiz virgülsün…
Boş kovanla dolu ahkâm kesersin,
Dalda çalı dev aynada sümbülsün…
Her konuda bilirkişi uzmansın,
Döndüm baktım gelip geçen yıllara,
Bir sevdaya kurban gitmiş bu ömür…
Yaşlar döktüm o geçtiğim yollara,
Bir sevdaya kurban gitmiş bu ömür…
Hazan ömrüm hüsran yazın baharın,
Devran sizin koltuk sizin oy bizim,
Her devirde pişman olan toy bizim,
Resimdeki tatil yeri koy bizim,
Hüsran bizim hicran bizim dert bizim…
“Doğum Günü Hediyesidir”
Öğretmendim ilden ile atandım,
Ektim biçtim kültür oldum harmana…
Cahillikten yoksulluktan utandım,
Bir mum oldum yandım döndüm dermana…
Umudu kırık kuş,
Başında yine kar boran,
Kara bulutlar altındasın,
Sürüldüğün yollar yokuş,
Bir yağmadığı kaldı başına taşların,
Katran kazanından,
Avuçlarıma dolar gözyaşlarım,
Her damlasında gidişin var...
Seninle başlayan her yazımda,
Hüzünlü satır başlarım,
Cümlenin noktasında,
Yürekten tükenişim var…
Of!
Anam of!
Herkes olmuş filozof!
Her konu uzmanlık alanı,
Uydurur bin bir yalanı…
Karun gibi baba malı,
Aç viskiyi savur duman…
Arın her gün yapar balı,
Saç içkiyi bitmez umman…
Göz zevkinde her camekân,
Özlem dolu günler zordur bitmiyor,
Hayaliniz bana artık yetmiyor,
Dertler başımıza çökmüş gitmiyor,
Geçer kara günler sabır evlatlar…
Sevgi şefkat ile sizi büyüttüm,
Alnı ak,
Gönlü pak,
Hüzün yumağı yaprak…
Ciğerisin kırık dalın,
Artığısın kırık salın,
Mağdurusun salya selin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!