Yüreğimi sofrana koy,
Bak içine kendini gör,
Ben yanarım ağlarım oy,
Sevgi ile bir dünya ör...
Ömür kısa bir yel gibi,
Bir garibim koca şehrin döşünde,
Yutar oldu bırakmadı tadımı…
Can dediğim görmez olmuş düşünde,
Umut soldu ben unuttum adımı…
Bir yanımda yalnızlığım bir yan dert,
Girişi çok kolay çıkışı zordur,
Mahpusa düşmüşüm belada başım…
Ayrılık kavurur ateşi kordur,
Yolcuydum Kâhta’ya kesildi aşım…
Genlerin bozuktur haramdır kökün,
Cami kapısında ayakkabım yok,
İmam mendil açmış karnı benden tok,
Baktım Müslüman az cemaat hep çok,
Riya rüzgârında gönül kederli...
Boş boş öter ussuz karga,
El âlemle geçer dalga.
Magandalar manga manga,
Bu ne haldır canım Kâhta’m…
Uzanmış ranzada gözleri durgun,
Dalmış derinlere kara sevdalı…
Bir güzel sevdaya gönülden vurgun
Dalmış derinlere kara sevdalı…
Mektubu gelmiyor aylardan beri,
Kin kusuyor ölüm saçan demirler,
Ak güvercin kanadında askerim…
Yüreklerde yara açan emirler,
Yırtıkları aşkla diken köşkerim…
Akan kanda gözyaşında yüzemem,
Kâhta’m,
Binlerce yıllara dayanır mazin.
Krallar, zalimler yazmış alın yazın…
Hep fukara,
Hep bahtı kara,
Karın tokluğuna düşmüş yollara,
Karlar yağar derdin hüznün üstüne,
Gök boşalır lapa lapa kar yağar…
Üşür fakir döner meydan büstüne,
Yel dolaşır kerpiç dama dert yığar…
Son sancıdır bebek doğar leğende,
Kara yağız uzun ince,
Kıydı zulüm nice gence,
Her bedende bin işkence,
Kırılasın sen kelepçe…
İki büklüm olmuş beli,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!