Bugün on bir Nisan,
İki bin bir yılının öfke günü,
Kara günler Türkiye’de,
Mutfaklar dönmüş viraneye,
Dolap rafları tamtakır,
Dibe vurmuş ekonomi,
Gönül bahçesinin ayrık otusun,
Sevgi kepçesinin kırık rotusun,
Darbecinin çiçekleri çiğneyen,
İnsafsız vicdansız kanlı botusun…
Ey sahtekâr derdin kaygın paraymış,
Cilve nazın tatlı sözün hepsi boş…
Ey saf oğlan tahtsız bahtın karaymış,
Boş hayalin git peşinden haydi koş…
Hüsran ömrün gönül bahçen susuz çöl,
Cennetliksen ey riyakâr,
Her cehennem kabulümdür…
Sen bülbülsen ey sahtekâr,
Karakarga bülbülümdür…
Huri tutmuş dizi dizi,
Koca gövde kocaman baş,
Beyin firar zekâ da şaş,
Ağız çarık oynak göz, kaş,
Kör sokağın şaş muhtarı…
Bu sıcaklar yaz sıcağı,
Gölge olur derde çare…
Demircinin tiz bıçağı,
Çıldırtıyor göre göre…
Gece gündüz durmaz öter,
Giyinmiş - kuşanmış güzel boyanmış,
Bu gençlerin hepsi birer ay gibi,
Nenemin yaşında yeni uyanmış,
Kendini görüyor o da tay gibi…
Selam olsun koca yüce dağlara,
Sizi aştı bende dertler kederler…
Hazan düştü canım gülüm bağlara,
Hicran sardı beni benden ederler…
Boran esti attı gurbet ellere,
Selam olsun çile dolu maziye,
Deldi geçti ömür yarım asırı…
Takvim öldü bulut yaptı taziye,
Serdi yere dünden kalan hasırı…
Selam olsun toprak dama lambaya,
İçi çürük eğri odun dinle sen,
Doğrulmazsın vursam seni hızara…
Hiç yalvarma inim inim inlesen,
Yine almam seni bizim pazara…
Sen odunsun yanmak sana emirmiş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!