Kan ağladıysa Munzur,
Fırat boyandıysa kızıla,
Ve de canım Dicle,
Renk değiştirdiyse zulümden,
Çiçekler boyun büker,
Zaman taksa da kanat,
İki bin yıldan bu yana,
Sarı sıcağa kara borana inat,
Göz nuru alın teri tanrılar,
Talihine ağlarlar Kâhta’m,
Nemrut Dağı tepesinde…
Bilmecesin bir bilmece,
Aman Lice canım Lice.
Gündüz oldu bize gece,
Aman Lice canım Lice.
Kimden geldi böyle ferman,
Açık cezaevi bu ilçe,
Sokağı yorgun,
Toprağı yorgun,
Yorgun bağ bahçe…
Açık cezaevi bu ilçe,
Söyle neden mimar,
Barakaları doğurdun ikiz…
Huzur tarumar,
Sokaklarda savrulur giz…
Gel gör halimizi mimar,
Kin kusuyor ölüm saçan demirler,
Ak güvercin kanadında askerim…
Yüreklerde yara açan emirler,
Yırtıkları aşkla diken köşkerim…
Akan kanda gözyaşında yüzemem,
Göz bebeği aktı yaren yıldızın,
Benle tuttu ayrılığın yasını…
Söz öbeği karasıdır yaldızın,
Senle yuttu sevdaların hasını…
Aşka hançer elden gelen komutlar,
Yaz boyu sahildeyim,
Akdeniz evimin bahçesi…
Gözlerimde poşetler,
Gazete parçaları,
Bira kutuları,
Rakı votka şişeleri,
At Hasan at kül bırakma mangalda,
Âlem sanal boldur kanal sen de dal…
Senin salyan yoktur hiçbir kangalda,
Uygun ahval oku maval tel tel çal…
Tap sesine şiir diye başsız sap,
Kâhta’m,
Binlerce yıllara dayanır mazin.
Krallar, zalimler yazmış alın yazın…
Hep fukara,
Hep bahtı kara,
Karın tokluğuna düşmüş yollara,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!