Sokağının tozu çok,
İnsanının yozu tok,
Görme deme gözüm var,
Vefasızın kozu ok…
Erozyonda ise kişilik,
Kötülüğe yapar işçilik,
Hata bekler senden,
Gaf bekler dilden,
İspiyona koşar hemen,
Şerden yana çevirir dümen…
Dertli dertli ağla inle sen keman,
Gece vakti yüreğimin telisin…
Gönül hüzün harmanında çok zaman,
Can sılanın özlem yüklü yelisin…
Kara katran yalnızlıkta lal dilim,
Bu ayrılık hüzün oldu can yaktı,
Çerkez kızı Merve gider Maraş’a…
Gözlerinde boncuk boncuk yaş aktı,
Boynu bükük attı kader Maraş’a…
Amca dedi hüngür hüngür ağladı,
Al efkârı ver huzuru esen yel,
Sol yanımı kalbur etti cahiller…
Yeter artık yollarımı kesen sel,
Çamur doldu gümüş kumlu sahiller…
Gardiyanı hazan ömrün kem gözler,
Üç ay oldu dosyam durur masanda,
Çözümü zor denklem midir bu hesap…
Yirmi altı yıllık emek kasanda,
Sabır bitti gergin yayda ok asap…
Gamsız görev ne kibirli yasadır,
Canım çilekeş annem,
Diyarbakır zindanı kapısında,
Sen dualar okurken,
Ben koğuşta sabır dokurken,
Beni ihbar eden zat,
Annesine arıyordu mezat,
Çınar ağacı,
Çınar ağacı,
Yaz bahar aylarında,
Sensin başımın tacı…
Dönüyor Dünya,
Havana hasret ciğerim,
Gözlerim güzelliğine,
Çöle dönüşen dudaklarım,
Muhtaç bir tas suyuna,
Garip yaralı yüreğim,
Vefana sefana Kâhta’m,
Öğrencilerime
Dinle beni çocuğum!
Bugün seni bağrına basan,
Annen baban var…
Az çok iyi kötü,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!