Her lokmada aç gözün,
Rüyan haram kof özün,
Canda hicran her közün,
Kan kalmadı git kene…
'BALYOZCUDAN DÖRTLÜKLER'
Salyan olmuş Kâhta çayı uyuz kelp,
Kimdir acep zincirinin sahibi…
Beleş lokma her gün seni eder celp,
Kasap önü yağlı kemik kâtibi…
Ar perdeni rüzgâr katmış önüne,
Altın saçlı gül kokulu narin kız,
Sevdiceğin dört duvarda yatıyor…
Sürüyle dert yakasında çam sakız,
Deli gönlü yâr yâr diye atıyor…
Hüzün sarmış ranzasında taş gibi,
Sen malsın,
Yozluğuna hamalsın…
Çulunu değiştirdin,
Sandın ki kemalsin…
Dünyanın zevzeği,
“Öğrencilerime”
Günlük yaşantımızın,
Ayrılmaz bir parçasıdır,
Trafik denen olay…
Kurallara uyarsa eğer,
Konuk geldin davul – zurna çaldırdım,
Saramadım bu gördüğüm bir düşmüş…
Gözüm açtım başımı bir kaldırdım,
Soramadım duvardaki yâr düşmüş…
Düştü resmin yüreğimin üstüne,
Özledim,
Çıkardan arınmış,
Anamızın ak sütünden ak,
Dostlukları özledim...
Özledim,
Gün ağardı ağarmadı şu bahtım,
Seher yeli ol gel okşa başımı…
Gözlerinde nur olmaktır tek ahtım,
Aşkın balı ol tatlandır aşımı…
Tüy olayım kanadında uç yârim,
Günü gelir yolum sana düşerse,
Bayram olur Kâhta’m gönlümde benim…
Uzman hekim gelip yaram deşerse,
Özlemini bulur gönlümde benim…
Buram buram tüter oldun gözümde,
Elem yüklü benim kervan,
Hüzün gelmiş konmuş cana...
Zindan oldu bana devran,
Ne diyeyim ömür sana…
Kadehimde hep gözyaşım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!