Bu sıcaklar yaz sıcağı,
Gölge olur derde çare…
Demircinin tiz bıçağı,
Çıldırtıyor göre göre…
Gece gündüz durmaz öter,
Giyinmiş - kuşanmış güzel boyanmış,
Bu gençlerin hepsi birer ay gibi,
Nenemin yaşında yeni uyanmış,
Kendini görüyor o da tay gibi…
Selam olsun koca yüce dağlara,
Sizi aştı bende dertler kederler…
Hazan düştü canım gülüm bağlara,
Hicran sardı beni benden ederler…
Boran esti attı gurbet ellere,
Çal sazım çal gerçeği,
Gerçeğe tut merceği,
Cana yontma ölçeği,
Üç kuruşa kul olma…
Fırtına boranın karın ayazın,
Hiç bitmez mi gönül Uludağ mısın?
Ağlarsın inlersin derin avazın,
Ölü müsün gönül söyle sağ mısın?
Geçti çocukluğun gülüp koşmadın,
Bak mangalda kalmadı kül,
Kekemeler oldu bülbül…
Hakkâri’ye geldi deniz,
Sahilinde avun gönül…
Ağa beyin etrafında yelpaze,
Beleş meyin israfında şempanze,
Benliğini işportada pazarlar,
Her pis işin hoşafında kepaze…
Barbarlık işlemiş ruhuna,
Canlar aldın bizden,
Bahar ömürler çaldın bizden,
Elin yüzün kanlı,
Sözün gözün kanlı,
Döktüğün kanlarla,
Dertler ambarıdır insan bedeni,
Kendini koy verme Abuzer Ağa…
Vardır her derdin elbet nedeni,
Çaresi bulunur Abuzer Ağa…
Yaşamak direnmektir derde belaya,
Geceydi.
Ne Ay ışığı vardı,
Ne de yıldızlar…
Dokunsalar ağlayacaktım,
Ağlayacaktım hüngür hüngür…
Koca bir yumruk,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!