Söğüdün altında kavak yelleri,
Esiyor başında ağlıyor Melek…
Kaldı başka yaza duvak telleri,
Baharı düşlerken kışlıyor dilek…
Kaptırdı gönlünü bir göçmen kuşa,
Devran sizin koltuk sizin oy bizim,
Her devirde pişman olan toy bizim,
Resimdeki tatil yeri koy bizim,
Hüsran bizim hicran bizim dert bizim…
Yerler karlı kuşlar bekler nevale,
Vicdansıza açlar olmaz havale,
Kara kalpler çirkin düştü tuvale,
Güzel çocuk nice hayvan duyurdu…
Bereketli şu Ceyhan'ın toprağı,
Aklım aldı kavun karpuz kokusu,
Sevdim öptüm gülü dalı yaprağı,
Destan olur bu sevdanın utkusu...
Nazlı nazlı Ceyhan sular ovayı,
Varsın hüzün sarsın kara yel olsun,
Güneş olur sana inan bu gönül…
Felek pençe açsın dertler sel olsun,
Bu can siper olur zarar görmez gül…
Yıldızlar göz kırpsın el etsin mehtap,
Emek çalar büyük sülük,
Arsız hırsız bölük bölük,
Gül desem de gülmez günlük,
Kader değil bu çark bozuk…
Yüreğimi sofrana koy,
Bak içine kendini gör,
Ben yanarım ağlarım oy,
Sevgi ile bir dünya ör...
Ömür kısa bir yel gibi,
Bir garibim koca şehrin döşünde,
Yutar oldu bırakmadı tadımı…
Can dediğim görmez olmuş düşünde,
Umut soldu ben unuttum adımı…
Bir yanımda yalnızlığım bir yan dert,
Girişi çok kolay çıkışı zordur,
Mahpusa düşmüşüm belada başım…
Ayrılık kavurur ateşi kordur,
Yolcuydum Kâhta’ya kesildi aşım…
Genlerin bozuktur haramdır kökün,
Cami kapısında ayakkabım yok,
İmam mendil açmış karnı benden tok,
Baktım Müslüman az cemaat hep çok,
Riya rüzgârında gönül kederli...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!