Dost isterim yakın olsun kardeşten,
Dar günümde beni sele atmasın…
Hep korusun kar borandan ateşten,
Üç kuruşa beni ele satmasın…
Ben sen bitsin kullanalım bizimi,
Ser sofrayı koy simidi leğene,
Sıla koksun odamızda bu gece…
Selam gitsin eşe dosta yeğene,
Dost sohbeti bu gönlüme eğlence…
Bol yeşillik versin bahar havası,
Yalan bombardımanında beyinlerimiz,
Kuşatmış yüreklerimizi Erzurum kışı…
Birer birer çökmüş dost sığınakları,
Caddeler sokaklar lal olmuş,
Nasırlaşmış yüreği kaldırımların…
Düşte gördüm yâr düşmüştü yoluma,
Koşuyordu uçuyordu kuş gibi…
Kışta bile bahar oldu soluma,
Sevda yazdı iki gözü tuş gibi…
Mavi gökte gök kuşağı rehberdi,
Gün doğmuyor bir bilmece her gece,
Dön gel gayrı göster gülüm yüzünü…
Aşk boğmuyor ince ince işkence,
Ver baharım gel al zulüm güzünü…
Bu sevdayı ilmik ilmik işledim,
Kara kış gece buza gebe,
Doğmuşum batırmış tuza ebe…
Çığlık atmışım toprak zeminde,
Arşta çığlığım ömrün son deminde…
Güneş’ten kopan bakire kızdın,
Demirtaş’ın son durağı,
Olmuş garip can yatağı…
Hani nerde dert ortağı?
Sele döndü gözyaşımız…
Hepimiz de gurbet kuşu,
Dur!
Gitme!
Zemheri çöker yüreğime,
Donar umutlarım,
Sevdam donar...
Vur emeğe kır zinciri köpür git,
Acılara gönül dünden iskele…
Gir inkâra tüm maziyi süpür git,
Gelişin dert gidişin de zelzele…
Nasıl sevdim bir zehirli mantarı,
Sana merkep dersem eğer,
Merkep ağlar boynun eğer…
Dürüst, temiz saftır merkep,
Sana vurmak gerek eğer…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!