Sözün uysun özüne,
Özün uysun sözüne,
Mil çekseler gözüne,
Onurundan vazgeçme…
Dizi geçti köprü altı kültürü,
Yeni kapı eski sürgü sebeptir...
Bahçe çitsiz girer oldu her türü,
Edebiyat bilgi görgü edeptir...
Okur ama anlamaktan acizdir,
Dost bu gece efkâr kara ummandır,
Hasret dağdır viran bağdır gör beni…
Yürek tandır başım yine dumandır,
Sen duymazsın görür garip kör beni…
Esen yelden aldım sıla kokusu,
El kiri denen para,
Seni başımıza,
Kral,
Şah,
Padişah yaptık…
Seni din - iman,
Eller kocaman,
Avuçlar nasır,
Emektir terdir,
Yüzlerce asır,
Temeldir kürek kazma…
Kalem senin alın yazın yazılmış,
Gör gerçeği boş ver tehdit zinciri…
Doğan cana zaten mezar kazılmış,
Dünya fani yaz yazıyı şiiri…
Tefeciler bu sistemin mahsulü,
Koca Dünya sanki onun eseri,
Burnu dönmüş aya giden rokete…
Bir tek çivi çakmamış ki keseri,
Ağzı büyük eller dönmüş rakete…
Villası var uşağı var atı var,
Beyin yapmaz işlevini,
Yürek görmez ödevini,
Kimse bilmez görevini,
Duyarsızlık marifet mi?
Duyarsız Ankara,
Yine düşürdün dara…
Hele şu işe bak,
Yetmiş günde,
Gelmiyor evrak…
Her bayramda artar gönül efkârın,
El öpecek annen baban kaldı mı?
Yar yolunu gözlemektir tek kârın,
“Geleceğim” diye haber saldı mı?
Her bayramda gönül çeker elemi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!