Boş meydanda başkahraman mendebur,
Otomatik kör tüfektir kış çene…
Leşi bile çiğ çiğ yutar aç obur,
Kıyma yapar azı dişler makine…
İçi katran cephe açmış güzele,
Gel kulak ver güzel oğul babana,
Sen dürüst ol kaç insanın yozundan…
Kat sevgiyi insan olma çabana,
Hep uzak dur kötülüğün tozundan…
Güvenilmez arsız – yüzsüz sefile,
Bu gece vakti,
Mehtap düşmüş baraj gölüne,
Şavkını vurmuş dört bir yana,
Beni arıyormuş kıyıda,
Aysadık’ın alt tarafında,
Yüreğimi bulmuş kumların üstünde,
Çalmak çırpmak rüyası,
Yoktur arı hayâsı,
Maske düştü yüzünden,
Açık oldu foyası…
Koltuk kurdu azgın birçok ihtiyar,
Lav fışkırır elde demir eldiven…
Güzel yurdu şaş göz görür bir hıyar,
Korku yeli makam ranta merdiven…
Halklar kardeş tuzu kuru hep bölen,
Yüreğinde fırtınalar esersin,
Bir kör nokta çok gereksiz virgülsün…
Boş kovanla dolu ahkâm kesersin,
Dalda çalı dev aynada sümbülsün…
Her konuda bilirkişi uzmansın,
“Doğum Günü Hediyesidir”
Öğretmendim ilden ile atandım,
Ektim biçtim kültür oldum harmana…
Cahillikten yoksulluktan utandım,
Bir mum oldum yandım döndüm dermana…
Of!
Anam of!
Herkes olmuş filozof!
Her konu uzmanlık alanı,
Uydurur bin bir yalanı…
Karun gibi baba malı,
Aç viskiyi savur duman…
Arın her gün yapar balı,
Saç içkiyi bitmez umman…
Göz zevkinde her camekân,
Özlem dolu günler zordur bitmiyor,
Hayaliniz bana artık yetmiyor,
Dertler başımıza çökmüş gitmiyor,
Geçer kara günler sabır evlatlar…
Sevgi şefkat ile sizi büyüttüm,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!