Gün ağardı ağarmadı şu bahtım,
Seher yeli ol gel okşa başımı…
Gözlerinde nur olmaktır tek ahtım,
Aşkın balı ol tatlandır aşımı…
Tüy olayım kanadında uç yârim,
Ömür kar,
Dağ başı kadar,
Vakar,
Kirlenmeden erimek var…
Ömür çınar,
Ham isen piş yavan yavan yaşama…
Her an her gün inatla yap aşama.
Yoksa bilgin - görgün, vicdan - insafın,
Neye yarar vali olsan da Şama…
Bütün ömrü bahar etsin sevdamız,
Bin bir çiçek dolsun gönül bahçemiz…
Merhem olsun yara sarsın sedamız,
Gül dalında müzik yapsın serçemiz…
Mehtap gülsün çiçek sunsun uzaktan,
Dik dur oğul boyun eğme zorbaya,
Vur tekmeyi yular takmış sefaya…
Onurunu satan çoktur çorbaya,
İnsan ol sen diren derde cefaya…
Ömür kısa gelir geçer yel gibi,
Ömür sanki küflü tekel tütünü,
Kader kibrit dört yan çakmak yâr ateş…
Kömür soluk katran bahtın bütünü,
Heder umut bir görmedi gün güneş…
Toprak damda bir çığlıktır ilk nefes,
Konuk geldin davul – zurna çaldırdım,
Saramadım bu gördüğüm bir düşmüş…
Gözüm açtım başımı bir kaldırdım,
Soramadım duvardaki yâr düşmüş…
Düştü resmin yüreğimin üstüne,
Günü gelir yolum sana düşerse,
Bayram olur Kâhta’m gönlümde benim…
Uzman hekim gelip yaram deşerse,
Özlemini bulur gönlümde benim…
Buram buram tüter oldun gözümde,
Çal sazım çal gerçeği,
Gerçeğe tut merceği,
Cana yontma ölçeği,
Üç kuruşa kul olma…
Fırtına boranın karın ayazın,
Hiç bitmez mi gönül Uludağ mısın?
Ağlarsın inlersin derin avazın,
Ölü müsün gönül söyle sağ mısın?
Geçti çocukluğun gülüp koşmadın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!