Yâr izinde hasret yüklü damlayım,
Gece gündüz yâre doğru akarım…
Aşk yüzünden kederleyim gamlayım,
İnce ince yâr yoluna bakarım…
Nazlı yârin gönlü sevda biteği,
Tahta beşiktir masmavi deniz,
Ağız dolusu gülüyor Güneş,
Kızgın saca dönmüş kumlar,
Kanadıdır şiir martı kuşun,
Yel okuyor benden önce,
Ahmet Arif’ten “Otuz Üç Kurşun.”
Ticaret,
Para hırs kâr,
Bu hırsa Dünya gelir dar,
Ticaret kuralları kuralsızlık,
Acımasızlık sınırsız…
İmanı Euro,
Güneş çarpmış şair olmuş,
Kuru dalın yoz kargası…
Sanat bilmez dair olmuş,
Boğar nalın toz dalgası…
Leke yapar kir beyazı,
Bugün on bir Nisan,
İki bin bir yılının öfke günü,
Kara günler Türkiye’de,
Mutfaklar dönmüş viraneye,
Dolap rafları tamtakır,
Dibe vurmuş ekonomi,
Gönül bahçesinin ayrık otusun,
Sevgi kepçesinin kırık rotusun,
Darbecinin çiçekleri çiğneyen,
İnsafsız vicdansız kanlı botusun…
Ey sahtekâr derdin kaygın paraymış,
Cilve nazın tatlı sözün hepsi boş…
Ey saf oğlan tahtsız bahtın karaymış,
Boş hayalin git peşinden haydi koş…
Hüsran ömrün gönül bahçen susuz çöl,
Elem yüklü benim kervan,
Hüzün gelmiş konmuş cana...
Zindan oldu bana devran,
Ne diyeyim ömür sana…
Kadehimde hep gözyaşım,
Geçti tüm mevsimler ömrün son demi.
Çekin bu son resim dönmez bu gemi.
Ömürden kesimler sarar gecemi.
Yazın anıları tütsün dumanı…
Bir bulut misali kayar vücudum.
Ömür kar,
Dağ başı kadar,
Vakar,
Kirlenmeden erimek var…
Ömür çınar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!