Nice gönül dönmüş kuru sahraya,
Bahar güzde cana canan ararım…
Yüce sevda hiç dönmesin tahraya,
Dağda düzde cana canan ararım…
Dağ döşünde billur akan pınarda,
Rüşvet yemiş cüzdan şişkin,
Mala mülke yaman düşkün,
İşin bilir çok da pişkin,
Cahil köyün uyanığı…
Ne uzak dur ne de yanaş,
Burası efkâr hanedir,
Dertler gemlenir tezgâhta,
Umut demlenir dergâhta…
Gözlerimde mazi tatlı eda
Yüreğimde tutuşur sevda,
Dost düşman cahil hançeri,
Hey bulut!
Ak ak bulut!
Yavaş yavaş değişiyor rengin,
Yâr mı değil senin dengin?
İhanet senden mi nazlı yâre?
Öğrencilerime
Dinle beni çocuğum!
Bugün seni bağrına basan,
Annen baban var…
Az çok iyi kötü,
Havana hasret ciğerim,
Gözlerim güzelliğine,
Çöle dönüşen dudaklarım,
Muhtaç bir tas suyuna,
Garip yaralı yüreğim,
Vefana sefana Kâhta’m,
Al efkârı ver huzuru esen yel,
Sol yanımı kalbur etti cahiller…
Yeter artık yollarımı kesen sel,
Çamur doldu gümüş kumlu sahiller…
Gardiyanı hazan ömrün kem gözler,
Üstüme üstüme varmayın yeter,
Yanardağ olurum patlarım beter…
Çatlar sabır taşı çatlar zulümden,
Kalkarsam ayağa dağ taş hep titrer…
Bir kır çiçeğidir bizim sevdamız,
Açar doruklarda bir güneş gibi…
Güzellik dokuyor dostluk edamız,
Sarsın insanları bir kardeş gibi…
Her gün can veririz taşa toprağa,
Gün çalarlar günler her gün ömürden,
Bir limanda demir at da dur gönül…
Rengin almış senin bahtın kömürden,
Yazan kimdir kara yazın sor gönül…
Bir güzel bul ol sevdanın çırağı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!