Fırtına boranın karın ayazın,
Hiç bitmez mi gönül Uludağ mısın?
Ağlarsın inlersin derin avazın,
Ölü müsün gönül söyle sağ mısın?
Geçti çocukluğun gülüp koşmadın,
Ağa beyin etrafında yelpaze,
Beleş meyin israfında şempanze,
Benliğini işportada pazarlar,
Her pis işin hoşafında kepaze…
Barbarlık işlemiş ruhuna,
Canlar aldın bizden,
Bahar ömürler çaldın bizden,
Elin yüzün kanlı,
Sözün gözün kanlı,
Döktüğün kanlarla,
Dertler ambarıdır insan bedeni,
Kendini koy verme Abuzer Ağa…
Vardır her derdin elbet nedeni,
Çaresi bulunur Abuzer Ağa…
Yaşamak direnmektir derde belaya,
Selam olsun çile dolu maziye,
Deldi geçti ömür yarım asırı…
Takvim öldü bulut yaptı taziye,
Serdi yere dünden kalan hasırı…
Selam olsun toprak dama lambaya,
İçi çürük eğri odun dinle sen,
Doğrulmazsın vursam seni hızara…
Hiç yalvarma inim inim inlesen,
Yine almam seni bizim pazara…
Sen odunsun yanmak sana emirmiş,
Selam!
Sevdamın seli,
Gönlümün yeli,
Aşkımın dili,
Ömrümün solmaz gülü,
Selam sana Kâhta’m…
Seccadeyi çevirmişsin cüzdana,
Tenekeye koymuşsun din imanı…
Yele verip yol vermişsin vicdana,
Kâbe’n olmuş malın mülkün limanı…
Doksan dokuz kehribardır taneler,
“Jan Berken’e Sevgilerimle”
Ey gül yüzlü çocuk,
Bakışları bayram çocuk,
Resmine bakarken ilk günden beri,
Fermana yenildi sevdamız bizim,
Aynalar gülmüyor asık yüzümüz…
Harmana serildi yürekte gizim,
Hedefi bulmuyor artık sözümüz…
Gönlümün köşkünde giydirdim tacı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!