Cami kapısında ayakkabım yok,
İmam mendil açmış karnı benden tok,
Baktım Müslüman az cemaat hep çok,
Riya rüzgârında gönül kederli...
Boş boş öter ussuz karga,
El âlemle geçer dalga.
Magandalar manga manga,
Bu ne haldır canım Kâhta’m…
Ruhumu okşadı huzura erdim,
Maziden bu güne çiçekler derdim,
Gönlümün köşküne kilimler serdim,
Gel bağdaş kur üstat keman konuşsun...
Kara yağız uzun ince,
Kıydı zulüm nice gence,
Her bedende bin işkence,
Kırılasın sen kelepçe…
İki büklüm olmuş beli,
Mekân gurbet gönül seki,
Konuk etti toprak damı…
Hüzün tartmaz hiçbir çeki,
Yaşlar sular gülü çamı…
Anne baba oldu toprak,
Bakma bana öyle duracak kalbim,
Kar olur eririm gözünde senin…
Bu dertli gönlümle olacak harbim,
Yâr olur kalırım dizinde senin…
Üstüme bu kadar ne olur varma,
Bu hasretlik düşürecek vereme,
Hicran düştü garip gönül pareme,
Mezar kazın yakın olsun Kerem’e,
Ölüm bari gurbet elde kalmasın…
Can gel beri Kerem beri,
Aç kendine hele gönül sofranı,
Taşınmadan mezarlığa tabutla…
Kimi ezdin kimler çekti tafranı,
İtiraf et sarılmadan çaputla…
Bak yaş geçti artık bir gör önünü,
Bak hazine kevgir gibi,
Hırsızlar fil, beygir gibi…
Arpa fazla azmış beyler,
Boğuşurlar aygır gibi…
Var git kardeş var git kendi yoluna,
Eğlen keyfine bak yalan Dünya’nın…
Her gün sevdiğini al tak koluna,
Eğlen keyfine bak yalan Dünya’nın…
Rüya gibi geçer insan hayatı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!