Şu sitenin fırıldağı,
Dedikodu uzmanı,
Diplomalı dalkavuk…
Boş meydanda kuduz, saldırgan,
Görünce zoru beşiğe döner kuyruk…
Boldur onda domuz yağı,
Altın saçlı gül kokulu narin kız,
Sevdiceğin dört duvarda yatıyor…
Sürüyle dert yakasında çam sakız,
Deli gönlü yâr yâr diye atıyor…
Hüzün sarmış ranzasında taş gibi,
Sen malsın,
Yozluğuna hamalsın…
Çulunu değiştirdin,
Sandın ki kemalsin…
Dünyanın zevzeği,
Bana dertsin bana çile,
Bana yüksün bile bile,
Haydi çek git güle güle,
Bırak beni bana bırak…
Katran kalpli çirkin kuduz,
Çek git haydi düş yakamdan…
İşin şer kin kaşın uyuz,
Çek git haydi düş yakamdan…
Vicdan firar derin sedef,
Dertler sakal gurbet elde berberim,
Ben keserim sabah akşam dert uzar…
Sevdalı hal hasret yelde haberim,
Bal eserim etme gülüm intizar…
Umut kuşan sabır yükle hasrete,
Gözlerini gözlerime yükledim,
Umut oldu beni sana bağladı…
Ellerini ellerime ekledim,
Ateş oldu ısınmamı sağladı…
Sevda yeli kanat oldu canıma,
Beden yorgun beyin yorgun can yorgun,
Artık bana her dört mevsim zemheri…
Gece vurgun gündüz vurgun tan vurgun,
Elde kalır bir kemikle bir deri…
Zehirli ok yara açtı kanıyor,
Ne bulutlar ne kar boran ne de sis,
Hüzün eker gülen göze al yüze…
Mehtap mısın güneş misin sen Elis,
Yaz bahardır her gülüşün kış güze…
Gümüş kumda mavi suda yasemin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!