Kinle nefret çıkmaz sokak kör durak,
Yaprak dökmüş kurtlar yemiş mazıdır…
Fesat yürek iflah olmaz çor kurak,
Gözleri kör tüm dişleri azıdır…
Hoşgörüyle filiz büyür dal olur,
Yüreğimin kara gözlü dilberi,
Aylar geçti yüzüm düştü yoluna…
Tatlı dilden gönder mutlu haberi,
Özlem pişti közüm düştü yoluna…
Sabır taşı çatlar orta yerinden,
Hayal deniz ben sevdalı gemiyim,
Fener sensin kara sensin liman sen…
Maral sensiz hüznün katran demiyim,
Çarem sensin yara sensin umman sen…
Sevda çağı senesiyim ayıyım,
Parlak sapın kamaştırdı gözümü,
Keskin bıçak iki yönlü kamasın…
Gönül kapın köz köz etti özümü,
Siyah zemin kara kalem şemasın…
Cevher sandım para etmez madensin,
Boyun bükmüş mor menekşe yastadır,
Garip ömrün sürgün yeri şarkısın…
Vurgun yemiş öksüz gönül pastadır,
Gözler çeşme kaynağısın arkısın…
Defter açık seni bekler kalemin,
Kâhta’da iki katlı ev,
Duvarları terle yoğrulmuş kerpiç,
Damında babamın omuz yükü toprak
Biçildik tek tek mazide kaldı sevinç,
Avlusunda ne ağaç kaldı ne yaprak
Döşet yıllar hasretimi hüzünle döşet…
Yavrularım birer melek,
Gül misali iki çiçek…
Yaktı bizi bile bile,
Âdemoğlu denen kelek…
Adam ama insan değil,
Aç gözlülük bir zincirsiz illettir,
Onur bile işportada satılır…
İnsanlığı paspas yapan zillettir,
Her bir işe bin bir hile katılır…
Ey efendi bakma şaşı,
İnsanım ben bir kalbim var…
Sel sel oldu gözüm yaşı,
İnsanım ben bir kalbim var…
Bir al güldüm soldum aha,
Dinle beni sakın girme ortaya,
Kapışırken arenada birçok fil…
Cahil balık çabuk gelir oltaya,
Bilgi görgü kuşan olma sersefil…
Bir bez gibi kullanılır her piyon,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!