Geldi bülbül kondu gülün dalına,
Baktı güldü ay ay dedi Gıcık Gül…
Hasret gönlüm yârin dudak balına,
Baktı güldü vay vay dedi Gıcık Gül…
Her çağrına ne minnet var ne rica,
Deniz mavi tenha sahil rüzgârlı,
Bankta kalmış yâr bekliyor masada…
Dalmış gitmiş bu benden de efkârlı,
Hüzün çökmüş gönlü büyük tasada…
Usta ressam çizgisidir duruşu,
Gün devrildi gece vardı sabaha,
Gelmedin yâr hala aynı gardayım…
Yön çevrildi hüzün yüklü dergâha,
Gülmedin can güldürmedin dardayım…
Her trende kapıldım boş hevese,
İlk göz ağrım kara ettin bahtımı,
Al katranı boya nikâh masanı…
Köz köz bağrım nara attın tahtımı,
Al sevdanı doldur çelik kasanı…
Gözüm taşır hain gözün izini,
Güller açsın lale sümbül sallansın,
Yâri gördüm bahar geldi yaz geldi…
Bayram bu gün dalda meyve ballansın,
Güneşimle cilve geldi naz geldi…
Gözlerinden içtim sevda şerbeti,
Bir yılbaşı gecesi,
Nemrut’tan esen deli poyrazdan,
Sallanırken evimizin penceresi,
Koşmuş gelmiş mahallemizin ebesi,
O fırtınalı gecede,
Bahçesinde kuyu,
Bağdaş kurmuş hüzün,
İçi boşalmış sözün,
Yakıyor alevi közün,
Nemrut Dağını aştı efkâr…
Sevgi saygı firarda,
Gün karardı hüzün sardı aşığı,
Çekiliyor can bedende Fadime…
El titriyor tutmaz çatal kaşığı,
Sen masumsun suç nedende Fadime…
Susmuş küsmüş selam kesmiş âlemle,
Gönderdiğin tüm mektupları,
Her yalnız kaldığımda evde,
Çerçeve içinde astım nar ağacına,
Ayakta okudum onlarca kez,
Damla damla gözyaşlarım düştü cama,
Yüzdüm hüzün denizinde,
Bir selam sal Adıyaman ilinden,
Mersin bana dar geliyor sevdiğim…
Gül yüzünden bal damlayan dilinden,
Bu ayrılık ar geliyor sevdiğim…
Her seherde hüzün sarar özümü,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!