Onurunu çaldın yere bin kere,
Berrak suydu kirlettiğin her dere,
Ne elindeki taştan tespih ne bere,
Taşır seni çok umduğun o yere…
Aydın cahil cahil aydın bir âlem,
Sarma yapar a lahana b kelem,
İkisine resti çekti bu kalem,
Sarma içi lafın hiçi yenmiyor…
Tut elimden,
Kalbim var avucumda,
Ecel de dikilmiş bak,
Duruyor başucumda…
Tut elimden,
“Nusret Cantekin’e sevgilerimle”
Bin kere lanet olsun kanser denen illete,
Nusret’i aldı bizden yürek yandı köz oldu…
Genç yaşlı ayırmadan bela oldu millete,
Takati çekti dizden bir korkulur söz oldu…
Babasından teslim aldı babası,
Miras şimdi değnek torba abası,
Boş mideye bir ekmektir çabası,
Derdin derdim köyün garip çobanı…
Bu ne iştir her gün kavga hep küfür,
Körük gibi bol bol savur hep üfür,
Dünyan yayla günler püfür de püfür,
Ekrandasın çocuklar var çok ayıp…
Güller açsın lale sümbül sallansın,
Yâri gördüm bahar geldi yaz geldi…
Bayram bu gün dalda meyve ballansın,
Güneşimle cilve geldi naz geldi…
Gözlerinden içtim sevda şerbeti,
Bağdaş kurmuş hüzün,
İçi boşalmış sözün,
Yakıyor alevi közün,
Nemrut Dağını aştı efkâr…
Sevgi saygı firarda,
Bir selam sal Adıyaman ilinden,
Mersin bana dar geliyor sevdiğim…
Gül yüzünden bal damlayan dilinden,
Bu ayrılık ar geliyor sevdiğim…
Her seherde hüzün sarar özümü,
Haramiler yine sardı dört yanı,
Toz dumandan ne mert belli ne namert…
Taş toprakla döktü kardı al kanı,
Ah âmândan ne bent belli ne cömert…
Can pazarı dağda köyde şehirde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!