Kır esareti,
Yüreğinin sesini,
Vurma prangalara,
Sen bir çiçeksin…
Ataerkil zihniyet,
Kâhta Çayı nazlı nazlı akarsın,
Cendere’yi yüzük diye takarsın,
Çok özledim hasretinle yakarsın,
El miyim ben garip garip bakarsın…
Annem babam kenarında aş yedik,
Aman hırsız yavuz hırsız dur hırsız,
Kuşa döndü tek gelirim maaşım…
Ne zırhım var ne bekleyen muhafız,
Emekliyim etsiz pişer her aşım…
Yoldur sana kapı baca pencere,
Yan gönül yan kazanında sevdanın,
Kırık kanat serçe kuşa döndün sen…
Can perişan hazanında vedanın,
Hüzün donat geldin tuşa dert tümen…
Doğan günle hasret basar eşiğe,
Kâhta baraj kenarında,
Suyu serin hele gel dost…
Tat var peynir dut narında,
Üzüm şirin hele gel dost…
Bizde taçtır dostun hası,
Ahkâm keser ilime küs hergele,
Tüm dallarda o uzmandır rehberdir…
Her sakala ayrı tarak mesele,
Nabza göre şerbet veren berberdir…
Ezber etmiş öğretilen yalanı,
Madem ki gittin alıp başını,
Çıkarıp ataydın heybenden,
Gözlerinden ömür alan gözlerimi,
Yüreğimin ne işi var sende,
Ne işi var sende beynimin her hücresinin…
Hey dede!
Parkta,
Güpegündüz bu ne hal?
Ne oluyor moruk,
Neden sallanıyor kuyruk?
İyi güzel bir Dünya’yı özlerim,
Mertlik dostluk arar durur gözlerim,
Her kötüye koca taştır sözlerim,
Ben şairim hiciv benim yüreğim…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!