Bir yılbaşı gecesi,
Nemrut’tan esen deli poyrazdan,
Sallanırken evimizin penceresi,
Koşmuş gelmiş mahallemizin ebesi,
O fırtınalı gecede,
Bahçesinde kuyu,
Bağdaş kurmuş hüzün,
İçi boşalmış sözün,
Yakıyor alevi közün,
Nemrut Dağını aştı efkâr…
Sevgi saygı firarda,
Gün karardı hüzün sardı aşığı,
Çekiliyor can bedende Fadime…
El titriyor tutmaz çatal kaşığı,
Sen masumsun suç nedende Fadime…
Susmuş küsmüş selam kesmiş âlemle,
Gönderdiğin tüm mektupları,
Her yalnız kaldığımda evde,
Çerçeve içinde astım nar ağacına,
Ayakta okudum onlarca kez,
Damla damla gözyaşlarım düştü cama,
Yüzdüm hüzün denizinde,
Bir selam sal Adıyaman ilinden,
Mersin bana dar geliyor sevdiğim…
Gül yüzünden bal damlayan dilinden,
Bu ayrılık ar geliyor sevdiğim…
Her seherde hüzün sarar özümü,
Allı turnam var şu Afyon iline,
Selam söyle özü güzel insana…
Ben hayranım tatlı kaymak diline,
Selam söyle sözü özel her cana…
Sinanpaşa ilçesine doğru uç,
Akıllı ol can Fadime akıllı,
Aşk sabırdır özveridir vefadır…
Yol engelli diken taşlı çakıllı,
Ta ezelden gerçek sevda cefadır…
Zoru gördün sevdin girdin bu yola,
Hançer bana taşlar bana,
Keder hüzün yaşlar bana,
Yalan dünya kahpe felek,
Bakar görmez şaşlar bana…
Hüzün hicran acı bana,
Bela gelir dertler gelir peş peşe,
Efkâr çöker yürek düşer ateşe,
Cevap gelmez haber salsan kardeşe,
Tek başına direnmeyi öğren sen…
Elbet bir gün devran döner,
Yola çıkan kervan döner,
Bekle anne şafak yakın,
Gerçek yüzlü divan döner…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!