Öğretmendim düştü yolum,
Andan anı kaldın Lice…
Gün görmedi tuştu solum,
Tandan tanı faldın Lice…
Kara cahil olur şoven,
İnsan candır canlar Filiz,
Birer güneş birer yıldız,
Nasıl kıydın güpegündüz,
Öğretmenim kan içinde…
Nedir bu kin ne bu gazap?
Kaç kez düştün şirin Sise ateşe,
Zorbalarda hiç bitmiyor bahane…
Köy boşaldı kardeş hasret kardeşe,
Yaban elde gurbet kuşu her hane…
Zulüm geniş hayat bir dar açıdır,
Koydum tabakaya Sise tütünü,
Sıkıldıkça canım doladım yaktım…
Gözler şaşı olmuş görmez bütünü,
Sise yakıldıkça oturdum baktım…
Arşa çıktı duman yaktı gözümü,
Mehmet Cantekin’e Saygılarımla
Adını okuyorum yine,
Kararmış mezar taşında,
Kurumuş otlara gidiyor elim,
Tek tek yolmuştum önce ki gelişimde,
Kaptan bulmuş itibarlı hamiyi,
Her mekânda yüzdürüyor gemiyi,
Vurgun vurdu yaptırırken camiyi,
Köşe oldu çok yakında mebustur…
Kula kulluk sana miras babadan,
Anlatırım çabam gider boşuna…
Çok memnunsun sırta inen yabadan,
Ben kızarım gider senin hoşuna…
Elin bağlar iki büklüm durursun,
Boyu kısa rengi kara,
Bütün hırsı mal mülk para,
Hasret kaldı şimdi yara,
Yâr dediği uçtu gitti…
Kör olmuştu coşa coşa,
Ben bu aşka seni mecbur kılmadım,
Bedenimde davetsiz yel gibisin…
Senden yıldım ben düşmandan yılmadım,
Aşk bağımda çelikten bel gibisin…
Sevda yurdum işgal ettin inlettin,
Şiir bahçende hep kar boran,
Acı gözyaşı figan,
Bırak bunları artık sen,
Nedir bu isyan,
Gül eğlen neşelen,
Şenlensin senin de dünyan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!