Öğretmendim düştü yolum,
Andan anı kaldın Lice…
Gün görmedi tuştu solum,
Tandan tanı faldın Lice…
Kara cahil olur şoven,
İnsan candır canlar Filiz,
Birer güneş birer yıldız,
Nasıl kıydın güpegündüz,
Öğretmenim kan içinde…
Nedir bu kin ne bu gazap?
Kaç kez düştün şirin Sise ateşe,
Zorbalarda hiç bitmiyor bahane…
Köy boşaldı kardeş hasret kardeşe,
Yaban elde gurbet kuşu her hane…
Zulüm geniş hayat bir dar açıdır,
Koydum tabakaya Sise tütünü,
Sıkıldıkça canım doladım yaktım…
Gözler şaşı olmuş görmez bütünü,
Sise yakıldıkça oturdum baktım…
Arşa çıktı duman yaktı gözümü,
Dertler yağdı yerden gökten,
Bazen seri bazen tekten,
Köyler yandı ta yürekten,
Köyüm yaran sarılmalı…
Alev sardı dört bir yanı,
Aklı maziye tutsak gönül,
Acıların kileri,
Manzaran hüzünlü desen,
Mevsimin amansız zemheri,
Saçakların buz tutmuş,
Saatin zamanı unutmuş,
Yalan yanlış haber basın,
Ekran sizde kalem sizde…
Yargılayın hemen asın,
Ekran sizde kalem sizde…
Çatlamış ar damarınız,
İki gözün vefasızlık adresi,
Hain gönlün âşıkların çıkmazı…
Boşa gitti çok yüreğin nefesi,
Kara kışın sensin yaman ayazı…
Cilvelerin bir mayınlı tuzaktır,
Canım hemşerim Ramazan,
Kâhtalı esmer güldün,
Saf temiz garip bir gönüldün,
Suçun Kürt doğmaktı sadece,
Bıçaklandın vahşice,
Öldürüldün kahpece,
O yüzde maske,
Bu yüzde maske,
Şu yüzde maske…
Sihirli bir el çıksa;
Vursa maskelere fiske,
Mevlana’nın dediği olsa keşke,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!