sarı sonbaharı sorgulayan bir lale olmak isterdim
ceviz kınası sürülü ellerimde bir tutam yasemen misali
yada erguvan rengi fistan giymiş istanbul gibi
seninle yakamoz biriktirsek tuzlu dudaklardan dökülen
bir gece ansızın geceye katsak düşlerimizi
nakışların dili kadın kadınların dili nakış
aşka hayat veren kadındır kadın
ömrümüze işlenir aşk
aşkın adı kadın
kadının adı aşk
bir ben çıktı içimden
yılların eskittiği
zaman çarkının öğüttüğü
ellerimden kaçan zaman mı desem yoksa ben mi
hangisi da ağır basar
bir elimde ben diğerinde ölüm
babam gidince mevsimler değişir
ömrüm hep kış kokar
baba kokmaz olur yaslandığım dağların dorukları
soluğum kesilir
Bu gün günlerden sen adı aşk
İçimde ışıltılı binlerce kelebek varken ben neden
Hiç sizim ki
Hiç
Rüzgâr bile naiftir böylesi bir aşka
Uzaklarda bir yerlerde seni bekleyenin varsa özleyeniniz varsa
sevda yalnızlık hırkasını giyince sessizlik ruhumuzu öpermiş
boğazıma sessizliğin yalnızlığının ilmeğini geçirdi
yalnızlığım sessizlik oldu yüreğimi sağır etti
ben senden çoktan gitmişim
Sen düş ülkemin hülyalı yalnızlığı
İçine tıkıştırdığım yüreğime sığar mısın dedi çocuk kalan düşlerim
Bak geçmişin kırmızı valizine
İçinden ben dışında sen varsın
Dökülen her yaşa kurban olunası çocuklar
Lakin insanlıktan çıkmış bizlere kurban edilebiliyorlar
İşte o yüzden
Şiir hatalarla yüzleşme sanatıdır
hayata gülen bir pencereden bakıyorum
o pencere perdelerini çekmedikçe keyfim yerinde
bak gülebiliyorum gülümseyebiliyorum
kahkahalarım ömrümün dışa vurumu
ben gülebiliyorsam varım
Birazdan komşu kızı çıkacak pencereye
Saçları bahar kokulu sümbül
Eteklerine yasemin gizlemiş
Kına kokulu elleri ile sevecek yüreğimi
Bir gece vakti
Ay parçası teni öpecek gönlümü




-
Nilüfer Gümüş
-
Nilüfer Gümüş
Tüm YorumlarKALEMİNİZSUSMASIN.
TAM PUAN
KALEMİNİZE SAĞLIK.
KUTLUYORUM