bir öyküdür yaşamak
ve öykülerde yalnızlığıma dokunmak annem
ve sen sokul mayıs gögeme çocukluğum
haydi mayıspatı açalım
kasımpatıya inat
kokusu sevda koksun
Korkusuzca sevmelerim boşuna değilmiş
Lakin tüm korkularım
Şimdi yüreğimde asılı
Ve aşkı idam ediyorlar
Ve yüreğimde âdem elması
gözlerim ışıl ışıl parlıyorsa
hayata başka bir pencereden bakıyorsam
demek ki ben aşığım
yüreğimde binlerce kelebekler uçuyorsa
şiirler düşüyorsa dudak ucuma
ihanetin beşiğinde kukla ruhlar belendi kukla
bıçaklar bilendi bıçaklar
ve tomurcuk güller
dal dal derildi dal dal
ey şairim dal dal
şehrimin kapısına astım resmimi
giderken gözlerim ardıma baka kaldı
sesiz sedasız gidiyorum İstanbul'um
İstanbul'umu içime sığdıramadım
adım adım izleyecek sende kalan diğer yarım
an gelir durur ömrümüzün trenleri
rötar yapmazlar hayat raylarında
ve ecel oturur vatman koltuğunda
ve gidiş bileti ni keser
ve hüzünlü ayrılıklar başlar
gitmek isteriz sevdaların peşinden
Henüz okunmayan kitap gibisin uçlarda
Aykırı sevdalarda kırık kibrit gibisin
Çek yüreğinin pimini
Elleri demir pençe
Yazsın kibirli
Kibritlerin bilinmeyenlerini
kadın ölürse yürek öksüz kalır
kadın ölürse şiirler susar lal olur kahkahaların
kadın ölürse toprak kokar onu tutan avuçların
kadın ölürse sevdalar susar
yüreğindeki kadını öldürme
biz sevda yız bir devre imza atan
yüreğinde tüm yasakların naif kırılganlığı
ve çocuksu gülücükler de
yanağında açan tebessüm üz
zaman hayatın değişken tuvali gibidir
binlerce renk cümbüşü
binlerce nakış
ve hayatın sayısız merdivenleri gibidir yaşam
inişli ve çıkışlı




-
Nilüfer Gümüş
-
Nilüfer Gümüş
Tüm YorumlarKALEMİNİZSUSMASIN.
TAM PUAN
KALEMİNİZE SAĞLIK.
KUTLUYORUM