ellerim kir pas içinde kaldı zeyno suyu az olmuş
kat bir tutam hayallerimden
akşama çörek yapalım
çamurdan tavada yaparız değil mi taliş abla
yumurta da kırarız içine mis mis kokar değil mi
Eylül dikimli elbiseler giydim
Ömrüm yaprak söküğündeyken
Lakin eylül söküğü başladı tenimde
Bahar gelse de nafile dikiş tutmaz oldu ömrüm
Eylül kokulu kadın
Anaç yüreğinin saklı kenti
Yüreğimin son limanı, son sığınağım
Yetim kalan şiirlerimin, lisanı aşkına sar beni
Bir çocuğun gözleriydi beni sana çeken
Söylemek istedikleri göz ucunda duru bir saflıktaydı
Ne çok şey biriktirmişti oysa
Ki babaya duyulan hasret lokumu
Ömründe kekremsi bir tat bırakmıştı
yağmurla ıslanan toprak kokusunda aşk
kentin yalnızlığına kayıtlı biz
gizliden gizliye sevda kardeleni
tak rem gözlüklerini gece
ve biz rüya toplayalım
sarı bir kız sevdamın önünde başını eğdi
ve büyülü bir melodi fısıldadı kulağına
çiçekler ektim rüzgarına
haydi eteklerine topla delişmen sevdamın çiçeklerini
ek düşlerime sarı kız kendini
örgülü saçlarından süzülen gün ışığı
kutsal bir yalnızlık gibi örtü bedenimi
bütün kapılar kapandı sensizliğime
vedanın ertelenen gül yalnızlığıydı dökülen ömre
gümüş etekli huriler örgülü saçlıydı
binbir odalı masalın kızı fısıldadı
seni en çok annemin saflığında aradım
göğsünden akan süt masumiyetinde
ve masum çocukluğumun misket ışıltısında
en çokta güvercin sağlığında uçan uçurtmada
annem kadar yakın annem gibi kokan masalcı geçmişimde
Yasaklı topraklarda nazımın gözyaşları
Çınar altı gölgeler doğurur
Ayrılığı asarlar
Tutuşur ölü denizler
Devleşir nazımın yalnızlığı
Seni izledim bizi buldum
şiirimin gölgesinde fukara bir şairin ayıbıydı
ellerinde baharat kokulu imgelerimin izleri




-
Nilüfer Gümüş
-
Nilüfer Gümüş
Tüm YorumlarKALEMİNİZSUSMASIN.
TAM PUAN
KALEMİNİZE SAĞLIK.
KUTLUYORUM