EBRULİ MENEKŞE VE KIRMIZI GÜL
Bu yarayla almazlar ki beni içeriye.
Artık,
Hiçbir yüreğe merhem olamam ben.
Geri dönsem sığamam ki içeriye
MERMİ
Yine aklıma geldi durup dururken yüzün.
Alnımda yazıysa da
Sensizlik içimde hep bir hüzün.
Elbet eğilir kaderin karşısında
MÜDÜR
Seninki müdür olmuş şaire,
Duydun mu?
Git de barış,
Şiir okusun gözlerinin içine içine.
MUHTEŞEM
Ne garip bir güzelliğin var senin
Papatyayı sevdiğin gülüşünden belli
Kır çiçeği koysalarmış keşke adını
Günlerden kesin çarşambasın sen
MÜZE
Karagöz ile Hacivat oynatıyordu
Müzede üşüyen bir adam.
Adamın tam karşısında duruyordu senin gözlerin.
Herkes hak ettiği kadar ısınır diyordu içinden
Yanındaki çirkin komşun.
NARİN
Uzun uzun gitme
Dut yaprakları solar
Ölür ipek böcekleri
Yüreğin yanar.
BEYAZ HEYKEL
Elin deydi diye
Çiçek açan kuru dal
Suskun deniz feneri
Ben kimin yalancısıyım bilin
NE?
Boğazımı yakan bu şey de ne?
Şu köşede sessizce ağlayan yoksa ben miyim?
Elime tutuşturduğun
Mektup mu,
NE ACI
Şair mi oldun diye
Dalga geçiyor celladım.
Karşında ne kırmızı bir perde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!