İNCE
Bugün bir gölge sarıldı bana
Dudakları
Boynumda durdu öylece
Kara bir güldü,
ÖZET
Neyse ki gönül deli
Neyse ki ömür kısa.
Uslu bir gönlü
Uzun bir ömürde
İSTANBUL
İstanbul'da Fatih'te
Ulubat Castle denen bir oteldeyim.
İlk adımda yuvarlandı önüme
Yaşlıca bir kadın
İSTEMEM
Bilmek istemem neredesin
Rüzgarlara karışıp gitsin sesin.
İyi ol, benden uzak
Ona yakın.
İMKANSIZ
Ve ne acıdır ki
Kapım her çalındığında
Hiçbir zaman
"Acaba o mu geldi?"
İYİ DEĞİLİM
Kaç kez çıktın bu kapıdan kim bilir?
Kaç kez bu kapının kolunda büküldü bileklerin?
Gölgen kaç kez vurdu merdivenlere?
Bu eşiğe kaç kez bastı ayakların?
İYİYİM
Ona söyledim
Senin de haberin olsun yabancı.
Nasılsın, dediğinde
'Kötüyüm" diyenlerin hepsi kötü,
KALABİLİRSEN HOŞÇA KAL
Biliyor musun?
Artık aynaya hiç bakmıyorum.
Tıraş da olmuyorum.
Gün de saymıyorum.
Gece geç vakitlere kadar
KALDIRIM TAŞI
Bir kaldırım taşıydı
Takılıp düşmeme sebep
Koskoca evrende
Senin şehrinde
KAL DİYEMEDİN
Ben sana bildiğim bütün dillerde
Bütün kafiyelerde
Bütün kafiyesizlikleri, sözcükleri ve harfleriyle
Binlerce şiir yazdım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!