uykusuz geceler,
alnıma yazılmış eski bir mahkumiyet gibi.
her sabah aynaya değil,
dünden arta kalan enkaza bakıyorum.
yüzümdeki çizgiler yaşın değil,
sustuğum cümlelerin mezar taşı.
soruyorum göğe,
hangi duanın sonunda unuttunuz beni?
hangi bedduanın gölgesinde büyüdü ömrüm?
yoksa kader dedikleri,
sarhoş bir meyhanecinin
yanlış masaya bıraktığı hesap mıydı?
yanan neydi?
kalp miydi?
umut muydu?
yoksa adını sevda koyduğumuz
o görünmez yangın mı?
kim ateşti, bilmiyorum.
ama ben,
küllerin bile utandığı bir sessizlikte
yanmayı öğrendim.
bana sabret dediler.
sabır dedikleri,
zalimin cebindeki tespihten ibaretmiş.
mazlumun payına ise
her tanesinde bir ömür eksilen bekleyiş düşermiş.
dün geçti, dediler.
geçen neydi?
takvim yaprakları mı,
yoksa annemin duası,
babamın omzundaki güven,
çocukluğumun sokağı mı?
insan zamanı değil,
kendisini kaybedermiş meğer.
şimdi sen,
başka bir baharın gölgesinde
gülüşlerini çoğaltıyorsundur belki.
ben ise ,
son yaprağını da rüzgara emanet etmiş
yaşlı bir çınar gibi
ayakta yıkılıyorum.
bilmezsin.
bazı ayrılıklar bavul toplamaz.
sessizce yerleşir insanın içine.
sonra ne kadar gülsen de,
gözlerinin bir köşesinde
hep yağmur bekler.
dünya.
bir kapı gıcırtısı kadar kısa.
ne gelen gerçekten geliyor,
ne giden bütünüyle gidiyor.
herkes biraz eksik bırakıyor birbirini.
ve herkes,
bir başkasının yarım duasında yaşamaya
devam ediyor.
ey gönül.
bir insana değil,
kendi kurduğun cennete inandın.
yıkılan sevdan değildi
içinde büyüttüğün ihtimaldi.
artık kaderle kavga etmiyorum.
çünkü anladım,
kaderin kulağı yokmuş.
insan, en çok
kendi sesini duyuramadığında yorulurmuş.
varsın adımı unut.
varsın bir yabancı gibi geç önümden.
ben senden vazgeçmedim belki,
ama senden dönen yolları ezberledim.
şimdi ne öfke taşıyorum,
ne de hesap.
çünkü intikam,
acıyı büyütmekten başka bir işe yaramıyor.
ben acımı toprağa ektim.
belki bir gün,
içinden sabır değil,
haysiyet filizlenir.
ve anladım ki.
insan ateşte yanmıyor.
insan,
değer vermediği birinin gözünde
yavaş yavaş kül oluyor.
işte bütün ömrümün özeti budur.
bir avuç kül,
birkaç suskun dua,
ve adını kimsenin bilmediği
yarım kalmış bir sevda.
✍️
Mustafa AlpKayıt Tarihi : 30.07.2026 19:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!