Seni içimden tahliye edemedim.
Gittin, evet, kapıyı sertçe çarptın ya da sessizce süzüldün,
Ama yokluğun o kadar somut ki şimdi bu odada,
Çarpıp ayağımı düşüyorum her adımda.
Koca bir hiçe çarpıyorum, her şeye rağmen.
İşte tam bu köşede, aklımın en karanlık dehlizinde,
Mantığım bir savcı gibi dikiliyor karşıma,
"Vazgeç" diyor, "bak, bitti bu hikaye."
Ama kalbim, o iflah olmaz savunman,
Yine senin adını fısıldıyor her savunmasında.
Evet, canımı en çok yakan o devasa yokluğuna rağmen,
Gözlerimin altındaki bu mor halkalara,
Ve aynadaki o yabancı, yorgun kadına rağmen,
İçimde bir yerlerde gizli bir ayin gibi sürüyor bu his.
Kimseye itiraf edemediğim,
Geceleri yastığın soğuk tarafına fısıldadığım o gerçek:
Ben seni, bu harabenin tam ortasında,
Bütün imkansızlıklara ve beni bıraktığın bu enkaz mahsulü hayata rağmen...
Hâlâ çok seviyorum.
Bu sıradan bir özlem değil,
Bu, yokluğunla her gün yeniden savaşıp,
Sana her gün yeniden yenilme hikayesi.
Kayıt Tarihi : 15.06.2026 20:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!