Ruhumun sarnıcında birikir köhne sırlar,
Zamanın çarkı döner sessiz ve yavaş.
Kırık bir pusula arar kayıp limanını,
Göğsümün kafesinde kanatlanır son telaş.
Sükûtun perdesini yırtar derin bir feryat,
Karanlık odalarda unutulmuş bu hayat.
Paslı zincirler çöker ömrümün ovasına,
Gözbebeklerimde donar sönmeyen alev.
Toprağın derininde saklıdır bütün ahlar,
Hangi rüzgâr savurur bu yorgun külü?
Yalnızlık taht kurdu gönlümün tahtına,
Kaderin çizgisi vurur alnımın bahtına.
Ruhumun kör kuyusunda yankılanır uğultun,
Zamanın paslı çarkı öğütür gamlı başımı.
Hangi rüzgar savurur bu yitik külü göğe?
Gözbebeklerimde kırılır aynaların yalan bükümü,
Sükûtun perdesini yırtar göğsümdeki son feryat,
Karanlık odalarda unutulmuş bu sessiz hayat.
Paslı zincirler çöker ömrümün kurak ovasına,
Gözbebeklerimde donar sönmeyen alevli korlar.
Toprağın derininde saklıdır bütün acı ahlar,
Hangi zalim fırtına dindirir içimdeki bu zarı?
Yalnızlık taht kurdu gönlümün ıssız tahtına,
Kaderin kara çizgisi vurur alnımın bahtına.
Kayıt Tarihi : 4.09.2026 15:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!