Yokluğunun kilit vurduğu bu paslı kapıda,
Zaman ağır bir sarkaç gibi göğsümü deler.
Gölgenin sığındığı loş duvarlar küskün,
Seninle soluduğum o eski nefesler susar.
Boş kalan sandalyede yankılanır adımların,
Rüzgâr camı döverken ismini fısıldar bana.
Fincanda soğuyan kahve telvesi hüzün,
Sensizliğin coğrafyası çöle döndü birden.
Aynalar kırık dökük bir mazi yansıtır,
Yüzümdeki çizgiler senin eksildiğin yer.
Karanlık odada yankılanır sessiz çığlığım,
Bütün yollar çıkmaz sokaklara çıkar şimdi.
Gökyüzü üzerime yıkılan ağır bir tuğla,
Yıldızlar sönük birer kandil gibi uzakta.
Sensiz geçen her saniye ömürden bir parça,
Yalnızlık ruhumu kelepçeler en derinden.
Kayıt Tarihi : 4.09.2026 14:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!