Bir daha böyle düşme sakın
Tutamazlar saçlarının eriminden
Sen yalnız bir kızsın
Düşlerin yalnız büyür
Ellerin incinir kar tanelerinden
Seyrimde ağlar gülüşün
Canına can saymadın beni
Serimi gördüm
Her mızrağın acısı uğradı kalbime
Topladım ellerimi
Gitmek istedim
Yeryüzü suları mühürlendi
Okların başı yeryüzüne yöneldi
Sinem bu kez korkusuz değil
Gökten yağan bulutsu karanlıklar
Bir hareden doğan yalnızlığımda katmerlenir
Kurşun işleyebilen gövdemi dinliyorum
Gözlerinin arasından akıp giden şu ender zamanı durdursana
İçimde devinen bu fırtınaları durdursana
Hadi durma
Parmak uclarındaki ölü bedeni uyandırsana
12/12/2017
Narin ayakları iz bırakmadan kumsalda
Uzaklaşıyordu göle inen serinlik
Irak ettin mabedimi
Bu salgın en çok beni tüketti
Geri dönülemeyen aşklar varmış yeryüzü ayetlerinde
Ben unuttum okumayı
Küçük küçüktü sevmeler
Küçük küçüktü sancılı adımlar ilkin
Büyük büyük konuştu
Minicik yüreğiyle
Reyyan kokusuyla
Bir türkü söyledi
Bir eyvana çıkmış yolum
Üç yanım sersefil
Ben ne günler gördüm
Dağlarının yaza bakan yüzü güzeldi mesela
Gölgemin geçici serinliği kayboluncaya dek
Güneş iyice alçaldı
Öyle bir yerdesin ki
Yüzün hep batıya bakıyor
Artık alabildiğince yol senindir
Kutsanmış güzelliğin sana en büyük hediye
Suyun aksini bozar benim suretim
Senin gibi değilim
İnci beyazlığı düşerken güne bakan çehrene maveradan
Lâl olmaya hakkım var mıdır güzelliğini izlerken
Katıksız güzellik bu ya, serencamı yazılmıştır elbet bir kitapta
Nadan kalmaya cesareti var mıdır şimdi kelimelerimin
Sana bir sonsuzluk hülyası çizerken
Kaçamadın ya aşktan
Dar geldi sana bulutlar
Koruyamadın ya hiç bir sözünü
Kaçarken anladın
Sıcak bir mermi sol omzuna değdiğinde
Doru beyaz atlarla




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!