Kenan Kara Şiirleri - Şair Kenan Kara

Kenan Kara

Önünde büyük bir meydan ateşi var
Gözlerin bağlı
Şuursuz bir meyille koşuyorsun
Yalın ayak
Ağlar gibi, susar gibi bazan
Yüzüne düşen alevlerin sıcaklığı

Devamını Oku
Kenan Kara

Nasıl kırılgan şeyler hayata tutunur yokluğunda
Gözleri henüz görmeyen yavruların
Hayat hakkı nasıl saklanır avuçlarında
Meyveler nasıl da vaktinden önce olgunlaşır
Etrafında güneş solmaya yüz tuttuğunda
Gülersin ve birden çiğ damlaları düşer

Devamını Oku
Kenan Kara

Birden uyanırsın belki
Birden hatırlarsın
Kış günü ısınmayan ellerimi
Alçaktan uçan kuzgunları
İçimden kanamaya başlayan sesini
Sesine ses veren kalbimi

Devamını Oku
Kenan Kara

Zennetme ki senden söz açmadım bezmialemde Yusuf misali
Ütopya bu kurduğun bakışlarının altında
Lahika gibi ömrüme uladım bin bir çeşit güzelliğini
Elfaz gibi dağıldı kalbimin sesi
Yalaz düşürdün içime, bir kış günü geçiyorken ayn sularından
Harelenmiş çabalarım iz bırakır suyun sathında

Devamını Oku
Kenan Kara

Zannetme ki senden söz açmadım
Bezmi Alemde Yusuf misali
Ütopya bu kurduğun bakışlarının altında
Lahika gibi ömrüme uladım bin bir çeşit güzelliğini
Elfaz gibi dağıldı kalbimin sesi
Yalaz düşürdün içime

Devamını Oku
Kenan Kara

Çok ağıt topladık
Alev almış zeytin ağaçlarından
Kalbim, hiç açmayan bir çiçekti senden önce
Sen kaç bahardan sonra yoruldun sevmekten
Kıyametse, gördüm işte yanı başımdaydı
Sana uzanan ellerimi

Devamını Oku
Kenan Kara

Abanoz ağacına sığınmış gölgen
Serin mi serindir şimdi Ahura Vadisi
Göğün karanlık elleri
Ufukta balçık denizle birleşti
Kan çeşmesinde bekliyor rızkını bir karınca
Ben senden haber bekliyorum

Devamını Oku
Kenan Kara

Bir hayli alıştım sana
Bir hayli büyüdü orman kuşları
Birbiri üzerine zamanı saydı
İlkel bir takvim
Birden bire hatırladım
Vurulup kaldığım o kalabalık kaldırımı

Devamını Oku
Kenan Kara

Kanın sesini dinliyorum şimdi
Sükunetli uykuların yakındır sevdiğim
Özledigin yalnızlığın yadigar sana
Bahçem talan
Irgatların ellerinde ıslak beyaz bir örtü
Bana kefen olsa razıyım

Devamını Oku
Kenan Kara

Sonunda geldik sözlerin divanına
İki küçük korku çiçeği avuçlarımızda
Sözlerden önce ilkin onlar düştü aramızdaki boşluğa
Köksüz topraksız sürgün verir ısrarla
Santim santim bilenir heceler
Bizi gün gün ayırırlar

Devamını Oku