Sorsam Müslümansın örtülü bacı
Kulakların dediğini duymuyor,
Ölçüsüz nefretin zehirden acı
Öfken kardeşliğe asla uymuyor.
Haksız bir kinle köpürüyor sun
Bir konuşsa hepinizi ağlatır.
Çok anılar yaşandı bu küçük evde.
Ayrılık saatı bir kuşluk vakti
Ne acilar kalmış meğer kaderde.
Bu ev son göz ağrım ikametgahım
Meçhul bir alemin sırlar yumağı
Ne varlığım belli ne de yokluğum
Sanal bir hayalin karanlığında
Ne yalnızlık tekin ne de çokluğum.
Ne doğandan bir iz kalmış ezeli
Toprakla buluşan ilk damla gibi
sana dokunmaya hasret ellerim
karanlık ışığı nasıl özlerse
öylesine tutkun tenine tenim.
bir güneş düşünki sabah doğmamış
Bir bahar enginliğinde deniz
Varsa yoksa yalnız ikimizin.
Yasak bir aşkın burukluğuyla
Korkarak mutluluğa açılan ellerimiz.
Bir İzmir yağmurunda ayrıldığım yar
Tanrım bir daha görmeyeceksem
Ölüp te giden sevdiklerimi,
Ömrümü uzat erken bitirme
Dünyaya beni tekrar getirme.
Hiç olmazsa sağ olanı seveyim
Sevdiklerimizi kaybettikçe bir bir
Garip bir yabancılık başlar dünyaya.
İlginç bir döngüdür bu kuşaklar arası
Ancak yaşlılıkta mümkün anlaşılması.
Her gün bir sala duyulur etraftan
Kurtulmak imkansız bu acı sondan
Kayıp gider hayat ellerimizden,
Biten bir rüyadır en son uykudan
Her an kötü haber her birimizden.
Tuhaf bir döngü bu yaşanır gider
Ne haccı ne kurbanı
Önce terk et yalanı
Senin özüne bakar
Sana veren bu canı.
Kanma her sahtekara
Birinci köyde insanlar gördümki
Koltuklarında iğreti heybetleri
Zaman zaman satılmış maşaları ve
Haksız çıkarlarına tutsak
Çağrı zillerindeydi elleri.




-
Ahmet Emer
Tüm YorumlarSayın Kemal Bey, Ne mutlu bu şiiri yazdığınız kişiye.Ne mutlu böyle sevebilene.Yüreğine sağlık.Kutlarım.