Odun ateşini özledim,
Dumanını, külünü kokusunu.
Yanarken yüreğimi tutuşturan sesini.
Bir köy evinin ıssızlığında
Dolu dizgin yağan yağmurları,
Kış rüzgarlarının
Her an bunca ölüm gözyaşı varken
Mutluluk olur mu yalan dünyada,
Krala sorsan dertli tebaa lanetli
Baksan yine herkes pembe rüyada.
Kimi hasretten acı çekiyor
Yıllardır sitemle uzaktan bakan
Yanıma gel de sarıl boynuma.
Sevda ateşiyle gönlümü yakan
Kimseler görmeden saklan koynuma.
Hayatım anlamsız kurumuş vaha
Ne engeldir ibadet
İşleyeceğin cürme
Ne iyiliği önler
Hor gördüğün meyhane.
Eğer tertemiz bir kalp
Dolaştığımız yerler
Şimdi bize yabancı
Umut dolu şarkılar
Artık çok uzaklarda.
Yalnız geçen her anım
Günah ittifakında insan çok yetenekli
Şeytan bu yetenekten uzun zamandır dertli.
İnsan şeytana bile külahı ters giydirir
İşlenen her günahı sevap diye sevdirir.
Tanrı tüm insanları günahıyla yarattı
Günahlarımızdan beslenir şeytan
Zulüm kan ve gözyaşından.
Her kötülük mutlu eder onu
Acıyla inleyen her can.
Bu günahkara izin
Bakmayın öyle çılgınlığıma,
Şairim ne yapsam yeridir.
Mısralar ağlaşır içimde
Ruhum akıllanmayan bir serseridir.
Ezilen karıncaya bile acır yüreğim
Rüzgarda uçuşan yapraklarla titrerim.
Şiir uslanmaz çocuğudur acıların.
İzinsiz kanatır şairin yüreğini.
Ne zaman huzura kavuşsa insan,
Unutur yaşamın soylu rengini.
Şair tutkuyla sever yalnızlığı.




-
Ahmet Emer
Tüm YorumlarSayın Kemal Bey, Ne mutlu bu şiiri yazdığınız kişiye.Ne mutlu böyle sevebilene.Yüreğine sağlık.Kutlarım.