Bir fısıltı dolaşır, kulaktan kulağa sessizce,
Haber gelir yüreğe, düşer damlalar usulca,
Bekleyiş diner mi hiç, bilinmez bu sırça,
Akılda dolaşır her an, her köşede usulca...
Gümüşi beyaz hayalde, fısıltı rüzgarında,
Dinliyorum seni, anlat bana her şeyi.
Kayboldum, dağıldım ve gideceğim.
Tüm o dar sokaklardan.
Benimle şişti yelkenler, yandı gemilerim,
Bıraktılar kendilerini, kendi rüzgarlarına.
Yükseliyor motorların uğultusu,
Elektrik şafağı, krom baharı, fabrika ağzı
Parlak bir makine gövdesi, çelikten yoksun!
Kıvılcımlar, saçılıp dökülüyor,
Her nasılsa, veriler devrelerimde,
Ben hangi koordinattayım, tespit et beni?
Fiziksel çekimin girdabına, düşmenin umutsuzluğu,
Sıkıştırılmış anılar, buharlaşmış görüntüler,
Duygu yüklü, fısıltıların yankısında,
Hatıralar beynimde canlanıyor bugün,
Yolumu, hangi yöne çevireceğimi kestiremiyorum.
Ve zihnimde, bitmek bilmeyen sorgular,
Şiir bir bütün evet, aranır kafiye,
Düz yazmış olsam, kelimeler gider gümbürtüye,
Bütünü aramayın benim şiirlerimde,
Kelimeler at koşturur hepsinde.
İlham perisi, yaptıysa o gün görevini,
Geçse de onlarca asır,
----gaflet ise uykular,
İyi olmayan kötülük,
----doğu toplumlarında,
Aşıktır kör milletler,
----kendi cellatlarına,
Yalnızca, ahenkli mısraları sanat saydılar,
Serbest anlatımı, hor gördüler seyretsene,
Rauf’u incitti, o mecliste kimileri,
Birlikte,
Cehennemde Bir Mevsim’le, dışladıla Rimbaud’yu,
Silindi,
Buzların arasından, süzülür seller,
Bana bakar dostlar,
Boşboğaz zorbalar.
*
Tutuldum beyler,
Bir cana düştüm sarhoşlar.
Şarkı söyleyip, sahnede koştular,
Fırtına çıktı, hak yoldan şaştılar,
Tepelerde durup, neşelendiler,
Garip şarkıcılar, yerine gitti.
*
Su testileri, buzdolabı boştu,
Ben garip yolcuyum, o han sendedir!
İpek şala değsin, izin bendedir.
Şafaktan parlaktır, o nur cemalin,
Bey o lup el açtım, nazın nicedir?
*
Cananım, dalarsın o viran bağa,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!