Yokladım aklımın kuytusunu,
Candan tutsaydın ellerimizi,
Yari yitirmek suçu şahsıma,
Göğsüme yatıp, ömrünü tüket.
Yoksul sanıp, hiç dışlama genci,
Yığınlar içinde, dik başlarız biz,
Kukla olmadık hiç, tam bağımsızız,
Sorgusuz itaate, çok fransızız,
Özgür birey olduk, aklımız hürdür.
*
Hayırla bozmuşuz, tüm ezberleri,
Devler ürpertiyle kaçar ünümden,
Güneş sönük kalır o meşhur günümden,
Tarihler bahseder, şanlı dünümden,
Cihanı aşarım, aklında kalsın.
Evrene müjde sunar, Sancar gibi yetenek,
Doğanın şifresini çözerek, ilmek ilmek,
Tahliller masasında, zordur sonuca ermek,
Geleceği aydınlatır, o aklın eseri.
Cehalet düğümünü, kesip parçalar makas,
Sarp kayada gezen, o ürkek ceylanın,
Peşine düşmüştür, sinsi bir kem nazar,
Sanma ki, kaderi budur her canlının,
Aklını kullanan, bu oyunu bozar.
*
Sadece içgüdü yetmiyor hayatta,
Sarsılır vücudum, dimağda tütüyor hayaletin,
Satırlara dökerken, hep eksik kalır ifadeler,
Zihnimde parlar, dükkan camından süzülen suretin,
Kadıköy fırınından, içeri sızan zarafetin.
*
Ruhumu dağlıyordu, şelale misali didelerin,
Şuurun yitip bitişi,
Sezdiniz, ola ki dostlar?
Aklın ipleri koparken,
Şahit olup, baktınız ha?
*
Aklın çığlığı koptu bak,
Birden fazla sebebim vardı,
Sakladım derin yaralarımı,
Sana sergilemedim hüznümü.
*
Var birçok gerekçem,
Kolay olsaydı, kaçardım,
Pamuktan döşeği, yere yaymaktır,
Huzuru getirir, akşam olunca,
Gündüzü geceye, sessiz saymaktır,
Zamanı bitirir, akşam olunca.
*
Beyaz bir örtüyü, çeker üstüne,
Ovaları tercih ederim, kent gürültüsüne,
Lavanta rayihasına karışan, çam kokusu varsa,
Kestane taşıyan, kır kırlangıçları geçerse,
Sarp yamaçlarından,
Ormanları, ovalarımdan daha da çok severim.
*




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!