Çağın, en pespayesini cilaladık,
Sefahat meclisinde, erdem terbiyesi ne bekler,
Kim kimin sırtından geçiniyor, görünmez olduk,
Belalar inmiyorsa, iner üzerimize muhakkak.
*
İnancının başka bir yozlaşmış sapkınlığı, açığa çıktı,
İkiz yollar
Üzerinden,
Süzülür giden atlar.
Bir yaşamı taşır,
Belki birini de buluşturur.
*
Gözlerdeki o anlık heves,
Kumsaldaki izlere benzer,
Dalga aniden silince,
Zihinde burukluk bırakır.
*
Dudaktaki yarım kahkaha,
Demosten'le beş yüz kırkıncı sayfanın başlangıcı.
*
Paslı demir bir çekici mi andırırdı dilleri,
Sözleri kuşattığı zihinleri kurutuyor,
Diken tohumlarını kanatıp ağlatıyordu,
Zorbaz diye biriydi bu nutkun asıl katili,
Hey Göynüklü nefer,
Uzun sürer sefer,
Yoldaşınım kalpten,
Kazanılır zafer.
*
Şu yaban armudu,
Hey hayat, niye bakıyorsun,
Zayıf tarafı, buldun sandın,
Ruhumu, esir alamazsın,
Aldığım serveti, fırlattım,
Çıplak gövdem durur, şahsımda.
*
Gereksizliği yok bunun,
Konut, arazi, kristal takımı, kocaman santimetrelik duvar, altı ekran,
Ara sıra gelip geçen, temas dokunuşlarıyla,
Çok iyi çok...
Ben iyiyim, tepişmelerine, hırslarına, hâkim binalar açan,
Fışkırıyor işte, oralarından biir yerden vaka ve...
Hey sen, bakışların hep diken üstünde gezer,
Gidersin korkak yüreğinle, nereye kadar?
Tenimizde bildik biz, hayatın acısını her an,
Masalda kalsın anca, senin masal dünyan.
*
İçi boş birer gürültü, ama fırtına koparır sözlerin,
Bir ağırlığım kalmadı,
Tüy gibi hafifledim,
Yükümü yere saldım,
Rüzgârda efelendim.
*
Esinti çağırıyor bak,
Pırıl pırıl bir sabah,
Gökyüzü aydınlık ferah.
Dallarda cıvıldar kuşlar,
Kalplerde tatlı bir telaş.
*
Ilık eser hep rüzgar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!