Yüreğim sensiz, her anı ızdırap,
----çağır, gelirim koşa koşa,
Can oldu içimde bir nefeslik sesin,
----boş bir durak oldu bana bu ömür,
Bil ki ruhum seninle erir,
----sarmışsın benliğimi tamamen,
Toprak sustu.
Katman katman, bir tepe şimdi.
Adı Arslan Tepe değil.
*
Bu yığın nedir?
Sadece çamur mu dersin?
Her şey bulanık,
Niyetler gizli,
Gerçek hep yanık,
Sözlerin sesli.
*
Söylemi pek saf,
Benim ebedi inancım, kutsal hilalim,
Yazgımın işaretidir benim, parlayan yıldızım.
İzidir şehit kanının, kızılın o koyu tonu,
Kahramanlık rengi, can verilen uğruna.
*
Kucak açmış şehitlere, bu topraklar benim,
Sabahın köründe,
Bir öfke, kabarıyor içimde,
Kalkmak istemiyorum yataktan,
Hangi yüzle, çıktın karşıma,
Bugün yine,
Aklım almıyor seni,
Rüzgâr eser, hiddet ile gecede,
Geçen anlar erir, her şey tez geçer.
Sırlar dökülür, her sessiz hecede,
Geçen anlar erir, her şey tez geçer.
*
Aklın durağında, izler dolaşır,
Bu gayretim benim, ileri gelir coşkudan,
Bir umudun filizidir, ruhumda yeşeren,
O tatlı heyecandır, derinliğinde kalbimin.
Temel nedenimdir, her yeni güne uyanışımın,
O sonsuz yaşam, enerjisidir içimin,
Derin inançtır bu bendeki, mutluluğa olan,
Direkler, ipler, gövdeler, perdeler ve direk üstleri,
Ana perdeler, flamalar, borular ve pervaneler,
Yakıt depoları, dümen halatları, valfler, pervane uçları,
Bir tepe gibi yığın, yığın akıyor, aralanan ruhumdan.
*
Rüzgarda inleyen, ana perdeler gibi!
Elimde kalan son barutla, bu gece nöbet tutuyorum,
Biz derin gafletin içinde, sessizce yol alıp giderken,
O zalim zorbalar, her türlü kaleyi zapt etmiş duruyor,
Durmadan saldırır neşeye, huzura, umuda ve aşka.
*
Geçmişten süzülüp gelen, o doyumsuz iblistir rakibim,
Çağın, en pespayesini cilaladık,
Sefahat meclisinde, erdem terbiyesi ne bekler,
Kim kimin sırtından geçiniyor, görünmez olduk,
Belalar inmiyorsa, iner üzerimize muhakkak.
*
İnancının başka bir yozlaşmış sapkınlığı, açığa çıktı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!