Kasım Kobakçı Şiirleri - Şair Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı

Git dedi, taşım sapan,
Kur yolu, dağda yaban,
Desem, çöl uçsuz bucak,
Bul izi, tozda çoban.
*
Çöl kumu, göle maya,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Teneke kutuyu, top diye bulurduk o an,
Peşinden koşmaktan, kalmazdı hiç derman,
Ayakkabının burnu, ilk olurdu delinen,
Toz duman olurdu, her yer, her bir yan.
*
Hasmım tam fırsatını, kolladığı zaman,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Tozlu yollar uzanır gider, ufkumun ötesine,
Sırtımda ağır çanta, yüreğimde ince sızı,
Vatan borcu diyerek, düştük gurbetin eline,
Bekle bizi memleket, elbet döneriz bir sabah,
Yıldızlar yoldaş olur, gecenin koyu bağrında,
Adım adım yürürüz, bitmez bu dağların ardı.

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Binip
----bir
--------kamyonun
------------arkasına,
----------------eskiden,
Giderdik

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Ben bir Trakya evladıyım,
Biraz deli divaneyim,
Hayata merhametle bakan, birine kızılır mı?
Gönül verdim mi, içimde büyür nehirler,
Sahtesiz zamanların kılıcıyım,
Sahteliklerden korktuğum kadar, canavarlardan korkmuyorum.

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Hızı ilke edindik, manifestosu, metodolojisi, öğretisi, uygulaması, pratiği uyarınca.
Anıtsal tasarılara varmıyor artık, esnek zihin ve eylem mimarisi.
Değişken ise eğer, değerli ve önceliklidir, küçük adımlarla ilerleyişler.
Her döngüden süzülen, geri bildirimlerin ivmesine, kendini bırakıp giden, anlık senkronizasyonla.
Varılması gereken yer neresiyse, oraya en kısa ve en verimli yollarla.
Senin için, geceyi gündüze katarım, kodları yeniden yazarım, tüm süreci baştan alırım.

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Mısır zindanlarında, aydınlık beklemesin,
Kimsesiz kalmışların, suçu kimin boynunda,
Hainin, kılıç tutan parmakları çok uzun,
Acıma duygusunu, yitirmiş zalim ordu,
Yıkıldıkları anda, neşe silinip gider.
*

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Tutkun olunca, her varlık,
Tutulduğu için, ezilip yıpranan,
Tutulduğu için, aşırı derecede endişelenen,
Tutulduğu için, tükenen,
Her şeyi, aşırılaşan,
Tuhaf bir bileşen.

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Tuhaf rüyalara, dalma sırası,
Mantık beklemeyen, hisler uyanır,
Bilinmez gölgeler, sarar dört yanı,
Yabancı fısıltı, çeker ruhumu,
Kurtuluş kapısı, kilitlenmiştir,
Vücudum titriyor, dev aynasında,

Devamını Oku
Kasım Kobakçı

Dik yokuşlarısın ciğerimin,
Gözümü korkutan, tırmanmaya zorlandığım tepeleri..
*
Sert rüzgarısın göğsümün,
Doldururken boşluğumu, fırtına öncesiymiş gibi ürperti yayan..
*

Devamını Oku