Irmağın sığ yerinde hoplayarak,
Kahkahalarla çırpınanlar, bizlerdik şen,
Köpükleri etrafa savurup coşkuyla,
Neşeyle zıplayanlar, bizlerdik şen.
*
Su şırıltılarıyla, dolu o anlar,
Çoktan
----olmuştur
--------belki
------------de
----------------gece,
--------------------belki
Zamanın donduğu bir yerdeyiz, Elara!
Ruhlarımıza kazınan, bu ağır sessizlik,
Bedenlerimizin toprağında, derin kökler salıyor.
Bir anıdan diğerine,
Bu zifiri boşlukta, yankı yok bizim sesimize.
*
Sabah keyfimi, darmadağın etti,
Burnumun ucunda, bir böcek gezdi,
Ben onu kovdukça, yine belirdi,
Ne ürktü, ne umursadı bu böcek.
*
Gürültü çıkardım, yanına indim,
Bıraktım
----yalan
--------olan
------------pek
----------------çok
--------------------şeyi,
Belki gün sonu bilançosunda,
----turuncu bir peynir erirken gökte,
Kahkahaların demir parmaklığında,
----kurbağaları hoplatan veletlerle,
Fısıldaşan direklerin dibinde,
----bir pınar başında, bir harmanda,
Boş bir iddiadır aslında, tek başına olmak.
Akla gelmez, etrafta kimlerin gezdiği,
Hissetmezsin, çevrendeki hüznü.
Gönlünü kaptırırsın hayata, feleğe inat,
Ama o, tek başına kalmak yok mu?
O, abartılı duygu,
Geçti çağlar, eskimedi usulün,
Bu köhne gemi, kalma atalardan.
Deyin siz, neresi ulu can almanın?
Merhamet mi gelen emir, göklerden?
Duymaz mısın, bir ses var vicdandan?
Bu çağrıya kalbinle doymaz mısın?
Herkesin harcı,
değildir erdemli olmak,
Kötü maya tutmaz,
boşa gider emek,
Ham demir dövülse de,
olmaz çelik,
Bu zalim vaktin boş gidişi,
Yalnız bir çobana döndürdü beni,
Gözlerinin ters yönlü bakışı,
Dostumdan düşman yarattı beni.
*
Tan vakti rüzgarı kötü haber getirdi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!