Ananız babanız, bir gün ebede göçecek,
Dedeler yurdunu, hor görmeyin sakın siz.
Yuva yıkılırsa, sürgün hayat sizi seçecek,
Acıları üst üste, eklemeyin sakın siz.
*
Çalgılar, türküler neşeyle her daim dolsun,
Hep bende sırlarım, geldim geçmişimle.
Çok derin sözlerim, saklı düşüncelerimde.
Ağır yüküm seninle, dolmuş kalbim hüzünle.
Çok anılarım ey İstanbul, hepsi bende.
*
Kaplıyım ben karla, kış gibiyim ben sana.
Zannetme kelamın, yüktür omzuma,
O zehri dilinde, sakın ha tutma.
Bırak öfken aksın, karışsın kuma,
O zehri dilinde, sakın ha tutma.
Gönlümün bağında, açıldı güller,
Döküldü kağıda, şakıyan diller.
*
Sözlerin ipliği, ilmek atıldı,
Mananın içine, cevher katıldı.
*
Bir gün, o sandığı açtığın zaman,
İçinde gizlenen, sırlar dökülse,
Artık saklanacak durum kalmasa,
O sahte duruşu, yerle bir etse.
*
O tatlı sözleri, hep birer yalan,
Parçaladı
----yasak
--------sınırları
------------şakacılar,
Seçilince,
----derde
Bilinmez yönlerinde, yaşamın nicesi var,
Sır perdesi ardında, gizemli yolları var,
Düşünce fırtınası, kalbin incisi var,
Yarının ışığında, nice saklı baharlar.
*
Gönlüme saplanan, ne de kurnaz bir histi!
Ser meydana şimdi, saklı haneyi,
İnmeden o derin çukura bezle...
Canı yaktın, dosta verdin elemi,
Beyan eyle, bürünmeden o gizle...
*
İzle vakit doldu, tanı arkanı,
Ruhumun üstüne, karanlık çökünce,
Süzülür bir ışık, işler gönlüme,
Mana yüklü sözler, düşer dilime,
Hayran kalırım, bir yüce ilhama.
*
Şafak sökerken, gökkuşağı belirir,
Bıraktım ruhumu, şu cihan içine,
Yaralı göğsümü, açtım aleme,
Çizilen, o sahte hatlar üstüne,
Işıtır yolumu, hüznüm bu deme.
*
Kül değil, Sahra'nın çölü hiç değil,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!